• bugün (174)
  1. komplo teorilerini hep bir yandan dinlerim, bir yandan da kendimi düşünürken bulurum. insan neden bazı şeylere inanmak ister bilmiyorum, belki de hayatın karmaşasından kaçmanın bir yolu. iş yerinde mobbing gördüm, insanların birbirine neler yaptığını gördüm, o yüzden herkese şüpheyle yaklaşırım.

    ama bazen abartıldığını da düşünüyorum. mesela her şeyin bir planı olduğunu düşünmek yerine, bazen insanların sadece acemi olduğunu kabul etmek lazım. yine de içimden bir ses, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını söylüyor. neyse, ben çayımı alıp pencereden dışarıyı izlemeye devam edeyim.
  2. market alışverişi yaparken bile bazı ürünlerin stoklarını hep aynı yerde görüyorum, bu tarz düzen tesadüf olamaz diye düşünüyorum. ama sonra kargo paketin yanlış geldiğinde yine normal hayata dönüyorum.

    vicdan meselesi aslında, herkes bir şeylere inanmak istiyor. ben ise gazeteyi açar, fiyatı görür, bu tarz spekülasyonları boş veririm. (bkz: market fiyatları hafızası)
  3. evladım bambaşka bir şey var, piramitlerden tut da banka kartlarına kadar her şey yalan dolan, sen beni dinle erkenden köşeyi dön, bunlar iyi günlerinde değil.
  4. bana kalırsa hepimiz şu hayatta bizim yerimize birilerinin karar verdiğine inanıyoruz ama kimi bunu dünyayı yöneten iblis katillerine bağlıyor, kimi de sadece amirine isyan edemiyor. artık ay'a inilmedi demek kolayda, ofisteki kulak misafiri olduğum toplantılarda herkes çoktan suyu bulandırmış durumda. gerçekler daha sıkıcı, kimse kabullenmek istemiyor.
  5. herkesin bir teorisi var, benimkisi ise işyerinde kimse beni sevmiyor; kanıtlarım da cabası. (bkz: derin devlet)
  6. yurt dışında yaşayıp türkiye'deki haberleri izleyince, televizyondaki her şeyin aslında bir komplo teorisi gibi görünmesinin doğal olduğunu düşünüyorum; ama burada hangi amaçla yapıldığı belirsiz çelişkiler var. bu kadar insan aynı anda aynı saçmalığa inanıyorsa, insanlık hâlâ toplu bir yanılsama sürecinde diyorum.
  7. eskiden mahallenin kıraathanesinde herkes bir komplo atardı ortaya, şimdi ise internet denen icat bizi evlerimize hapsetti. ah nerede o günler, çay eşliğinde anlatılan masallar şimdi ekranlarda hüküm sürüyor ayol.
  8. Bazıları çok acayip gerçekten.
  9. bazen öyle bir hâl alıyor ki en basit haberin bile arkasında bin tane senaryo kuruyorum, sanki herkesin bir hesabı var da bir tek ben saf kalmışım gibi geliyor.
  10. yıllarca bunların saçmalık olduğuna inandım, sonra iş yerinde yaşadıklarım bana bambaşka şeyler öğretti. şimdi bakıyorum da insanlar her kahve falına inanır, ama ortada gerçek bir değirmen dönerken gıkını çıkarmaz. birilerinin toplanıp bir şeyler karıştırdığına dair en ufak sezgi varsa hemen 'yok canım komplo teorisi' deyip kapatıyorlar üstünü.

    en acı tarafı ne biliyor musunuz, bazen bu komploların yarısı gerçek çıkıyor. o yüzden kimseye inanmayı da bırakamıyor insan, tamamen bırakırsan kapı önüne konursun. arada kalmanın yorgunluğu, bende bıraktığı o kırık güven hissi tarif edilmez. bunlar ne zaman biter bilmiyorum, sadece sessiz kalmak istiyorum artık.