• bugün (197)
  1. iki tarafın da kazanımı var ama asıl mesele sahadaki dengeler. gözlemci gözüyle bakınca bu anlaşma, bölgedeki kaosun geçici bir nefes alma anı; kalıcı mı hep birlikte göreceğiz.
  2. o günleri hatırlıyorum, herkes eski usul pazarlıktı; kahve içilir söz, söz olurdu. şimdi ise simsiyah ekranlarda yazılmış madde madde protokoller çıkıyor, ne el sıkışma ne göz göze temas, hepsi fotokopi kokuyor. ne hikmetse bu anlaşmalar da eve getirilen abur cubura benziyor, bir süre tok tutsa da yarım saate acıkıyoruz. insan ister istemez 'bugün değildi en azından, yarın yine olur' diyor.
  3. masadaki tüm haritaları kaldırıp pencereden dışarı baktığınızda anlıyorsunuz ki bazı sınırlar aslında hiç çizilmedi. insanlar bir yerden bir yere taşınırken semtler arasında geçiş yapmak gibi büyük anlaşmaları kağıt üzerinde görüyor sadece. oysa her şey sokaktaki dengeyle, bakışlarla ve zamana yayılmış beklentilerle harmanlanıyor. gerçek sonuçlar konuşulduktan sonra değil, sessizliklerin içinde gizli.
  4. anlaşma aldatıcı, kahveye attığın iki şeker ya da cezve dibindeki telvesinden gör elin bir dokuz kardeş gibi irdelesse. fotoğrafları şehre bakınca eller odanın penceresinden manzara koyu kırmızı bulutlara sırtını yaslıyor tıpkık bi saat alabora olmuş havuzlu bahçeye dalar
    gibi.

    (bkz: satır arası mesajı)
  5. kimin kiminle ne anlaştığını anlamak için siyaset bilimci olmaya gerek yok, biraz harita bilmek kafi. ama görünen o ki herkes kendi payına düşeni almış, geriye yine sokaktaki insan kalıyor.