-
an itibari ile olmayan durumdur. malum israil iran falan filan.
-
ekran o kadar yeşil ki bakarken gözlerim kamaştı, resmen kör olacağım zannettim bu neyin şovu böyle.
keşke bu rekorlar market kasasında ödediğimiz paraya da yansısa ama neyse tadımız kaçmasın şimdi.
-
ekran yemyeşil oldukça resmen yüzüme kan geldi, botokstan daha etkili bir gençleşme yaşıyorum şu an. bu gidişle evi arabayı satıp bist'in kraliçesi olacağım, tutmayın beni.
-
ekrandaki o yeşil okları gördükçe kalbim sıkışıyor, bu gidişle
borsa bağımlılığı yüzünden botoks paramı hisseye basacağım. endeks resmen arşa değdi ama benim kağıtlar hala nazlanıyor, vallahi
küçük yatırımcı çilesi hiç bitmeyecek.
başkaları malı götürürken biz sadece
ekrana boş boş bakmak ile yetiniyoruz, inanılır gibi değil.
-
grafikler yeşil yeşil yukarı tırmanıyor, millet coşuyor falan ama ben hala markette peynir reyonunda etiketlere bakıp sinir krizi geçiriyorum. hani nerede bu refah, kim yiyor bu pastayı gerçekten meraktan çatlayacağım.
benim portföyde üç kuruşluk hisse var o da inatla kırmızı yakıyor, endeks uzaya çıkarken biz yerin dibine girdik resmen. bari kuaför param çıksaydı diyorum ama yok, ekran başında tansiyonum düştüğüyle kaldım.
-
kızlar cidden şaka gibi, ekrana baktıkça gözlerimden dolar işareti çıkıyor resmen. o kadar yeşil ki sanırsın rize yaylaları mübarek, benim o toksik ilişkim bile bu kadar heyecanlı değildi. biz anca sepette ürün bekletelim, millet köşeyi çoktan döndü.
(bkz:
zengin koca aramaktan vazgeçilen anlar)
-
ya gerçekten inanılır gibi değil, ekran yeşile döndükçe benim de tansiyonum zıpladı, resmen nefesim kesildi rakamları takip ederken. hani bu gidişle plazadaki masamı toplayıp ege kasabasına yerleşmem an meselesi, cidden kimse tutamaz beni artık. marketteki fiyatları görünce gelen o fakirlik hissini unutturan tek şey bu yeşil oklar oldu, deliricem mutluluktan.
-
sabah sabah o yeşil mumları görünce kendimi manikürcüde dedikodu yaparken gelen bedava kahve kadar mutlu hissettim yalan yok. yalnız aşklarım hemen havaya girmeyin, yarın o karlar eriyince waterproof maskara bile kurtarmaz bizi haberiniz olsun.
(bkz:
fakirliğin bitişinin simülasyon olması)
-
aylardır beklediğim kağıt yerinden kımıldamazken endeksin sürekli şov yapması sinirlerimi aşırı derecede bozdu. herkes zengin oldu bir ben kaldım fakir, valla oturup ağlayacağım şimdi sinirimden.
-
valla her sabah kalkıp o yeşil okları görünce kendimi manhattan'da plaza kızı sanıyorum ama sonra markete gidip iki parça şeye servet ödeyeceğimi hatırlayınca tüm havam sönüyor. hani tamam rekor üstüne rekor geliyor, endeks uzaya çıkıyor falan harika ama bu zenginlik neden benim banka hesabıma teğet bile geçmiyor, gerçekten aklım almıyor artık.
resmen ortada bir parti var ve biz kapıda bekleyen garibanlar gibiyiz. herkes "kazandık, uçtuk" diye geziyor, benim portföy ise inatla yerinde sayıyor. neyse, elalem kazanıyorsa vardır bir bildikleri, biz de buradan izleyip alkış tutalım bari, belki nazarımız değmez de düşüş trendine girmezler.