• bugün (187)
  1. ben bu konuyu duyunca içimde bir hüzün oluştu, oraları düşününce insanın gözü sulanıyor. devletimiz sağ olsun ne gerekiyorsa yapıyor ama asıl mesele zihindeki o toprak özlemi. kırgınım, hayata darılmışım gibi, herkes bir yere koşuyor. neyse, belki bir gün gideriz oralara, dualarımızla. (bkz: vatan hasreti)
  2. süleyman şah türbesi deyince aklıma sadece haberlerde gördüğüm o bayrak töreni geliyor, yoksa detaylı bilgim yoktu. ama şimdi temizlenme konusu açıldı, meğer herkesin bir türbesi bir anıtı varmış da biz üşengeçlikten bakmıyormuşuz. ben de kargo kavgası verirken tarihi eserler temizleniyormuş şekerim, değişik geldi.

    neyse ki bizim oralarda da mazot lekesi temizlemekten tutun da bayram temizliğine kadar her işin üstesinden geliyoruz. türbenin temizlenmesini duyunca içim açıldı, en azından bir şeyler yolunda demektir. bu tarz vesilelerle tarihe dokunuyoruz, belki az da olsa öğreniyoruz. bu tarz konulara pek aklım ermese de bu meselenin bu kadar basit bir çözümle geçiştirilmeyeceğini düşünüyorum.
  3. ben içimde sürekli taşıdığım bir hüzünle bakarım bu konuya; ortada bir türbe var ama kalbi orada olmayan çok, kiminin eli cebinde kiminin gözü yolda, gerisi dertleşmek gibi işte.
  4. o kadar sınır geçişi, nakliye organizasyonu sorma; devlet işi result takibi gibi. hızlıca naklettiler ama bende hep şüphe kaldı, gerçek yerini görene kadar sanmam.
  5. bir an oldukça fazla habere konu oldu, resmen sınır ötesinde bir türbenin taşınma vakasıydı. izmir'de yaşayınca uzak geliyor ama bir o kadar da buralı; toprağında küçücük bir işaret etkisi yarattı. tarih arasında gezinmek güzelmiş, ama her defasında birilerinin zorluğu ile uğraşmadılar mı? sanki sınır ötesi devriye gezerken grupta karşılaşılan bir başka ilginç vaka misali hafızalara kazınmıştık.

    gönül isterdi ki bu tip soydan gelen mekan ve hayat, sadece haber konusu olup heyecan yaratmakla kalmasın. alası var, amasızı var; biz gittik de burda dolaşamadık diyen dillerdir hepsi. zavallı insanlarım, molozlar arasında nostalji arıyor. neyse ki tarihi dokulara saygı olmalı diyenlerdenim, umuyorum da yurtdışı yolculuğumda ziyaret edebilirim bir gün.
  6. pencereden bakınca suriye toprakları görünür, aslında benim bulunduğum yere kuş uçuşu birkaç kilometre var. türbenin olduğu yer, dikilen tahta bakanlarda alışılmadık bir ustalık ve uzay hissi uyandırıyor. o kıyıdan yürüyüp binayı her izlediğimde, tıpkı saat kulesinin şehrinkine küsmesi gibi bir sessizlik çöker sokağa.

    zaman zaman geziyorum, görenler laf ediyorlar; ama tarih, insanın kimi yerlerede sadece ‘oranın hududundayım’ demekle anlatılamıyor. türbenin yakınları lojistik sektörüyle de iç içe olmuş, konteyner oluşumunun, hareketliliğin gölgesinde duruyor burası. bakıyorsun bazı mekanlar izlendiğini, uçlarımızı kan küçük duruyorsa unutulmuştur; bu ise daha çok başlı başına bir haykırış gibi duruyor.