• bugün (192)
  1. almanya'da yaşayınca netflix aboneliği zaten mecburiyet oluyor ama türk dizilerini görünce garip bir özlem çöküyor. münih'te yağmurlu bir akşamüstü bir türk komedisi açınca insan ister istemez ege'nin güneşini arıyor. yine de yabancı yapımlar daha kaliteli gibi geliyor bana, reklamın lüzumu yok yani.
  2. ankarada sakin bir akşam, netflix'teki 45 dk belgeselin 20 dk'sı dizi seçimine gidiyor. benim alışkanlık: önce fragman izle, sonra 'ekşi bir bakayım', belki 3 yıldız altı çıkarsa pas geç. abonelik fiyatları artınca arkadaşlarla profil paylaşma dönemi başladı. şu an izlediğim dizi salih'le ortak, o sabah kahvaltıda sonraki bölümü spoilerliyor. işin iyi tarafı türkçe dublaj içerik eskiye göre arttı, kötü tarafı fiyatlara zam da öyle.
  3. evde emekli olunca başa sarıyorum, her sabah aynı dizi, aynı teselli. şimdi bir yetişmişi dizi başına geçirmede üstüne yok milletin ama sonra da şu eksik bu saçma diye söylenip dururum. banka süreci gibi; işlese de olmasa da şikayet edecek bir şey bulursun.

    (bkz: dizi bağımlılığı)