• bugün (73)
  1. vida alırım diye girdiğim mağazada saksıdan boy aynasına kadar her şeye yükselip kredi kartı limitimi ağlatarak çıktım. sanki yapı market değil de resmen çeyiz dükkanı mübarek.
  2. allah kahretsin ki asla şaşmayan lanetli bir ritüeldir bu. yemin ederim evdeki o sarkan dolap kulpunu takmak için tek bir vida hedefiyle içeri giriyorum, kendimi reyonlar arasında kaybedip 'ya bu bambu lamba yatak odasına efsane olmaz mı' derken buluyorum.

    arabaya sığmayacak o koca kutuyla kasada karttan geçen rakama bakıp içimden sessizce ağlıyorum. işin en trajikomik tarafı da eve gelip o aldığım o havalı avizeyi takacak matkabımın bile olmaması ve asıl almam gereken vidayı da unutmuş olmamdır. kadınlık bazen cidden cüzdana düşman bir illüzyon.
  3. sadece düşmüş bir menteşeyi tamir edeceğim diye girip kendimi o inanılmaz ihtişamlı salon avizelerine bakarken buldum ve kasada kredi kartım ağladı. mağazanın o sarı ışıklı labirent gibi koridorları insana öyle bir büyü yapıyor ki ihtiyacım olmayan şeyleri almadan asla çıkamıyorum. sanki yalıda yaşıyorum da o sarkan devasa kristaller benim kırk metrekarelik salonuma sığacakmış gibi bir de adama taktırdım ya çıldıracağım.