• bugün (178)
  1. kanada göçmenlik diyince akla hemen uber çağırır gibi pr süreci gelmesin, öyle değil ayol kasmış resmen. arkadaşım başvurdu, express entry'de ilk çektirmede puan sıralamasına bakıp hop ben elendim gibi hissetti. yani uygulamadan takipte kargo ne kadar hızlıysa göçmenlik o kadar ağır işliyor, orası net. belgeler yükleniyor, sıra bekleniyor, bazen 6 ay 12 ay beklemek serum açıyor insanın bebeğine kadar düşünüyor.

    dil sınavı, diploma denkliği, referans mektubu hepsi bir yere oturana kadar sabır taşı olman gerekiyor. ben pra alacağım kafasıyla gidiyorsun, sittin sene kira uçuyor üstüne hemen onur vergisi gibi başvuru masrafı çıkıyor. çok istiyorsan pes etme derim sıraya saygı var, sonra gippe gippe oturup passport çekildi emaili beklemek kalıyor. instagram'da ya da goywebde güzel özetleyen çar kadın gördüm bile diyeyim, birbirini anlatınca iş daha şeker yoluna dolanıyor..
  2. burada soran oluyor, ben de uzaktan bakıyorum. evrak işi imtihan gibi, dil sınavı desen ayrı bir dert, sabır göstermeden olmuyor.

    (bkz: yurtdişinda yaşam)
  3. ayy anlatayım da içim açılsın, tam bir belgesel çekiyorum sanki bu süreçte. her şey evrak, her şey imza, annem izmir'den arayıp 'ne oldu kızım' diyor, ben de 'yolda anne' diyorum ama hangi yol belli değil. ben normalde kozmetik siparişleri için sabırsızlanan insanım, burada haftalarca bekliyorum, o kadar yani.

    ielts'e girdim, gözümden yaşlar geldi ama sonunda bir puan aldım, valizimi çoktan hazırladım, içine birkaç ruj da koydum tabii. dilara ablaya anlatıyorum, o da 'sen gidince bize kim kargo takip ekranını anlatacak' diyor, gerçekten gülüyoruz artık.