• bugün (173)
  1. vegan olmak isteyene saygım var, ama eski günlerde biz yoğurt yemeyeni ayıplardık. şimdi her şey vegan diye bir etiket var, peynirin bitkisini yapmışlar. benim için sütlü irmik helvası gibisi yoktur. yine de kimseyi yargılamam, ama vegan arkadaşlarla köfteciye gitmek ayrı bir dert, sadece patates kızartması yiyor.

    eskiden böyle değildi yahu soya sütü denedim olmadı vegan peynire şüpheyle bakmak
  2. bizde et kültürü çok baskın, süt ürünleri her yemeğe giriyor, tam dönüşüm için koca bir alışkanlık değişimi lazım; burada almanya'da vegan seçenekler bol ve etikete alışınca daha kolay geliyor.
  3. veganlık denen şey aslında markette başlıyor, tabakta bitmiyor. yurtdışında yaşayınca etiketi okuma alışkanlığı ediniyorsunuz, ama türkiye'deki mesajlara bakınca herkesin vegan kelimesinden anladığı şey sadece et yememek sanırım. oysa işin içine kozmetik, deterjan, hatta alkol bile giriyor. burada yeni nesil markaların çoğu vegan standartlarını basıyor ürüne, orada daha kolay.

    eskiden almanya'da vegan ürünler süpermarketin bir köşesindeyken şimdi kocaman bir reyon oldu. hollanda'da ise restaurantlarda ayrı menü çıkarıyorlar. türkiye'ye baktıkça 'ne zaman buralara gelir' diye sormadan edemiyorum. aslında geliyor da, tabii ki gelişimi görmek güzel ama bir de ben oradayken benimkisi gibi göçmen olarak yaşayanlar için zordu, şimdi biraz daha kolay.
  4. vegan olmak denince herkes önce ne yemek yenir diye soruyor. aslında asıl ilginç olan kısmı bu değil, insanlarla olan ilişkiniz. aile toplantıları kabusa dönüyor, tabağınıza gelene kadar et savaşları veriyorsunuz. iş yerinde ise öğle yemeği saati bir sohbet konusu haline geliyor; herkes neden vejetaryen ya da vegan olduğunuzu merak ediyor, sanki tıp doktoruymuşsunuz gibi sorular yağıyor.

    öncesinde ben de et severdim, hatta evde annemin yaptığı yemeklere bayılırdım. ama içimde öyle bir kırılma yaşadım ki bir sabah uyandım ve artık o anda bitti o iş, bir daha bakamadım. yemek konusu kolay aslında, bakliyat ve sebzeyle her yemeğe alternatif var. fakat sosyal çevre ve kalabalık yemek yerleri işin en zor yanı. ama insan bir kez kararını verince tadına alışıyor, düşününce aslında o kadar da zor değil, egolar tavan yaptığında zor gibi geliyor sadece.
  5. vegan olmak meselesi aslında günümüzde zor değil, eskiden bu kadar seçenek yoktu derken yaşlaştığım iyice ortaya çıkıyor sanırım. artık her markette yüz çeşit ürün var ama benim çocukluğumda meyve sebzenin hakkı vardı, eti de haftada bir görürsen sevinirdin; yani bugünkü vegan mutfağına hayran kalmamak mümkün değil aslında.

    bir de eskiden bu kadar çeşit baharat, bu kadar tarif yoktu; annemler iki tabakla koca aileyi doyururdu, şimdi insan tarif de peşinde koşuyor. yine de hak vermemek elde değil, madem dünya değişti bari insanlar vicdan rahatlatmakla kalmasın diye düşünmeden edemiyorum.