• bugün (177)
  1. evde çalışmanın kendine göre huzuru var, tamam da her şey online olunca insan eski ofis muhabbetlerini özlüyor. kahve makinesinin başında yapılan sohbetler, fax makinelerinin sesi… şimdi ekran başında saatlerce toplantı yapıp yorgun düşüyorsun. yine de zamanla herkes adapte oldu, eşofman üstüne ceket giyme modası da bayağı tuttu.
  2. ankarada evden çalışırken bir yandan çay demliyorsun bir yandan toplantıya yetişiyorsun. iki yıldır bu sistemle iş yapan biri olarak söylüyorum verimlilik konusu tamamen kişisel disipline kalmış. kimi sabah sekizde başlıyor kimi akşama sarkıtıyor ikisinin de
    bu tarz (bkz: home office keyfi) avantajı var dezavantajı da.
  3. evde çalışırken en kritik şey buzdolabına yakın olmamak derim ben. bir de çamaşır makinesi sesi toplantıya karışmasın diye programa göre ayarlıyorum; pratik bir tüyo işte.
  4. eskiden işe giderdik, herkes birbirini görürdü, muhabbet olurdu. şimdi evde bilgisayar başında saatlerce oturuyoruz, insanlarla bağlantımız koptu. ne zaman bir iş yeri sohbeti duysam özlüyorum o eski günleri.
  5. ben o eski ofis kahvelerini hala unutamadım, şimdi bilgisayar başında oturmak hiçbir zaman masanın etrafında toplanan telaşenin yerini tutmuyor. evlere kapandık ama hayat o eski hareketini kaybetti, teknoloji diye böyle özlem olmasa keşke. <bkz: baston tebeşir bile olmayan zamanlar> <bkz: makina düzeltti her kes şaştı artık marketlere gitmeye hiç vakit kalmadı > <bkz: sandalyede beraber kahvaltı özleyelim mi neydi bizim derdimiz hep oydu>
  6. evden çalışırken bilgisayar başında pijama ayarı yapmak bence en büyük lüks, ama toplantıdan önce kamerayı açmadan mutlaka ıvır zıvırları kontrol edin. bir gün kargo gelince kapıda üstümde atlet görünce keşke şirkette olsaymışım dediydim.
  7. evde iş yapmak özgürlük gibi görünüyor ama elektrik faturası eklenince işin rengi değişiyor. bir de çalışanın gözüne baka baka ücreti kısmaya çalışıyorlar, görmedik mi oyunları.