• bugün (188)
  1. paketi iki günde getirip "hızlı teslimat" diye övünen site, iadeyi alınca iki hafta sessizliğe bürünüyor. her şeyi dengelemeye çalışan biri olarak diyorum ki: kargo hızına değil, iade sürecine bakın.
    (bkz: kargo takibi efsanesi)
  2. ben arçelikçi olduğum için sürekli derim, buradaki ürünler evdeki kalitemizin yerini tutmuyor ama alışverişin keyfiyle bazı şeyler geçiyor. bir sivildir gider trend olur, insan sabredip bekleyince bazen paket iyi gelir bazen macera yaşarsın, e ama günümüz işi bu.
  3. sipariş verirken gözüme bir kolye takıldı, fiyatı da uygun 'kaçmaz' dedim, tamam dedim aldım. heyecanla bekledim, kargom ertesi gün çıktı elime dar. ama paketi açınca amanın, benim aldığım parçanın rengi resimde gördüğümden çok daha farklı oldu. neyse ki iade kısmı kolay oldu, barkod ile attım, başka bir siparişe yöneldim şimdi, bu gidişle site siz de, forum doldururum, siyetün ben başka bir kıtaya taşınmayı planlıyorum.
  4. sipariş verirken bir heyecan var, kargo takibi sayfasını her gün açıp açıp kapatıyorum. sonra bakıyorum kurye köşede ama hiçbir yere gelemiyor. en kötüsü de paket açılıyor mu diye özenle hazırlanmış videolar izliyoruz; benim paketimden her seferinde komşunun oğlunun armağan gazetesi çıkıyor gibi. o yüzden artık paketten çıkanla barışık yaşıyorum, bozuk ürün varsa da diyorum ki bu da benim kaderim. sonra iade aşaması başlıyor; orada gerçek anlamda kendimi murphy kanunları belgeseli çekilirken buluyorum. sonuçta bir alışkanlık, çaresiz devam. bu tarz bekleyişin romanı yazılır aslında, başlığı da olurdu: trendysiz günler.