• bugün (185)
  1. yurtdışında yaşayınca insan ilişkilerinde mesafeyi daha net görüyorsun, toksik olanlar zaten mesafeyi hiç kaldırmıyor. türkiye'deki arkadaşlarımdan duyduklarıma bakılırsa işin özü hep aynı: sınır koyamıyorsan batıyorsun.
  2. iki taraf için de geçerli olan bir durum aslında. sürekli eleştiri, kıskançlık, kontrol etme isteği ve sınır ihlalleri varsa ortam toksiktir. gözlemci biri olarak diyorum ki; ilişkide sürekli bir yorgunluk ve kaygı hissediyorsanız, sorun sizde değil ilişkinin kendisindedir. iki taraf da birbirini değiştirmeye çalışıyorsa orada sağlıklı hiçbir şey yoktur.
  3. uzaktan bakınca her şey daha net görünüyor. toksik ilişki dedikleri şey, iki tarafın da birbirini bitirdiği ama kimsenin pes etmeye cesaret edemediği garip bir döngü. kendine saygın varsa çıkarsın bu döngüden, yoksa kısır döngüde keyfin bilir.
  4. sistemik hataya benziyor, sürekli aynı uyarıyı veriyor ama kimse reset atıp düzeltmiyor. log kayıtlarını incelesen de karşına hep aynı debug çıkıyor.
  5. uzaktan izleyince daha net görüyorum, sürekli suçlanıyorsan, kendini hep savunma halinde buluyorsan ve mutlu olduğun anların hepsinde bir sonraki fırtınayı bekliyorsan orada bir sorun var demektir. insan zamanla kendi kabuğuna çekiliyor, oysa sevgi böyle bir şey olmamalı. karşındaki seni olduğun gibi kabul ediyorsa gerisi teferruat.
  6. toksisiteyi ancak bir sistem güncellemesi gibi düşünürsek anlarız; sürekli çakışan uygulamalar, yavaş çalışan batarya ve her ay yeniden başlatma gerektiren bir işletim sistemi tipiktir, siz sadece bir kullanıcıysanız fazla düşünmeyin derim, kapatın pencereyi.
  7. yılların tecrübesiyle söylüyorum, sevgi kontrolle değil özgüvenle büyür. bankacılıkta temkinliyim, ilişkide de aynı kural geçerli.
  8. duygusal yükün yanında bir de şarjı biten cihazlar gibi hissediyorsun kendini. reset atmak en mantıklısı, lakin herkesin usb kablosu yanında.
  9. toksik ilişki dedikleri şey, almanya'da dönerci önünde kuyrukta beklerken aklıma gelen bir şey. tıpkı o dönerin yağı gibi yapış yapış, kurtulmak istesen de ayakların gitmiyor. aslında mesafe koyunca daha net görülüyor, türkiye'den gelen haberler gibi. her konuşma bitince kendini suçluyorsun, 'acaba ben mi yanlış yaptım?' diye. oysa mesafeler, bazen en iyi ilaçtır; hem vatana hem de sevdalara.
  10. ankaralı mantığıyla söylüyorum, ilişkide bir taraf sürekli 'sen fazla hassassın' diyorsa orada zaten denge yoktur. bu tarz duygusal manipülasyon sinyalleri görmezden gelinirse ilerisi daha yorucu olur.