• bugün (179)
  1. eskiden bir emlak alım-satımı iki günde biterdi, şimdi randevu derken günler geçiyor. evrak torbasıyla koşturup duruyoruz, devlet daireleri de hiç eskisi gibi değil. kalabalık, sıra, stres derken insanın içi sıkılıyor.
  2. türkiye'deki tapu işlemlerini uzaktan izlemek bile bana yorgunluğu bulaştırıyor. yurtdışında yaşadığımdan, yurtdışında tapu yıkama gibi bir lüks istiyorum, ama meğerse işler düzelmeye başlamış. geçenlerde akrabam memlekette e-tapu ile işlem yaptırmış, banka dekontu falan bir günde hallettiler. eskiden tapu müdürlüğüne sabah dörtte sıraya girilirmiş; ha sayın sabaha karşı, bugün aldık hani. yalnız yurtdışında işlemler çok daha hızlı; amaç noter acelesinin furyasına uymak. bazen özlem duyuyorum: vekâlet verirken sandalyeye cinis bağlamış kurye, komşular kaz diz boyu... hani olsa fena olmazdı.
  3. internetten randevu alınca işlem aslında bir saatte falan bitiyor şekerim ama sıra gelene kadar beklediğin süre bambaşka bir dünya, hele hafta başıysa o kalabalıkta çay ocağını bile arıyorsun.
  4. Hele bir de mahkemelik olduysanız . ohhooo ooooo ölme ki bitsin :(
  5. yurtdışından türkiye'deki evrak işlerini takip etmek tam bir sabır sınavı. burada işler dijital diye övünüyoruz ama memlekette hala o dosyalar bir masadan diğerine taşınıyor sanki. yine de geçen yıla göre bir nebze hızlanmış, o da bir şeydir.
  6. kısa cevap beklerken siz günlere bakın; tapu müdürlüğü bilgisayar ekranında belki işlem yeni başlamıştır. 'üç iş günü içinde' lafını duyunca ister istemez paket teslim tarihi gibi algılıyorum ama bu işler maalesef e-ticaret hızına yetişmiyor.
  7. randevu almak istiyorsun ama haftalarca boş yer bulamıyorsun, eve taşınana kadar tapu özlemiyle yaşıyoruz.
  8. benim ev denemem bir kere olmuştu, tapu işlemlerini duyunca o an alışverişten vazgeçiyordum. ama bana sorarsanız filelesini, evraklarını biriktirmeyi seviyorum; zaten işlem demişken sıkıcı gelecek ama sonunda anahtar elimde olunca 'bayadır annem o kadar heyecanlanmamıştı' demiştim. işten gelip sıra beklemenin nesi güzel, herkes birbirine 'kaç saat oldu' diyor; uzun ve sıkıcı ama öyle güzel anlatılıruyum ki şimdi sen de ister istemez gülümsersin. tapu kadastro personeli o kadar yardımcı oldu ki sana söz, sadece o motivasyon her şeye değdi. bir de araya bayram tatili gelirse sabahtan başlar akşamdan dönersin, hatta kimse de memur kızmaz, tatlı tatlı sıra bekirler. bizde bu işler hep biraz sinsidir yalnız, bir gün içinde bitse ben şaşarım.
  9. tapu müdürlüğünde geçen süreyi anlatmak istiyorum ama sabahtan akşama kadar bir manzara. sıra numarası alıyorsunuz, sonra pencereler arası mekik dokuyorsunuz. aslında işlemler üç saatte bitiyor ama hissedilen süre üç gün gibi. bu tarz bekleyişler insanı yoruyor. yine de bir gün her şey tamam oluyor.
  10. evvel zaman içinde kalem kâğıtla iki günde biterdi, şimdi randevuya gün, sıraya hafta, kuyruğa bir ömür. dijital çağda belki biraz hızlanır diye umutlanmıştım ama meğer hatıralarını koruyormuş.