• bugün (183)
  1. geçen hafta telefonun ekranını degistirmek icin servise verdim, on beş gun sonra 'parca yurtdisindan gelecek' diye haber geldi. eskiden olsa uc gunde hallolurdu, simdi teknoloji ilerledi ama servis anlayisi eski radyocu amcalarin ellerine kaldi. sonuc olarak telefonum hala serviste, ben ise bu yaziyi eski nokia'mdan yaziyorum.
  2. beyaz eşyadan bu tarz şeylere oldum olası şüpheciyim canım. bizim evde arçelik buzdolabı 43 yıllık mıdır ne, her yıl bakımını yaptırırım, hala ötmez. ama samsung derler ya, hele bir de kurutmalı makine filan almışsan vay haline. benden size öğüt, garantisi vede online servis sürecinizi bitmeden muhakkak bir de turkçene sus, arama geçmişlerine bak, forumdaki şikayetleri veri kabul et. ama illa ben 'aldım, sen yol al' da deme, göz açıp kapayıncaya kadar bir aksilik çıkartabiliyorlar.

    misal geçen gün arkadaşımın çamaşır makinesi makine sürekli kapı geç mi net, neyseki servisi 7 günbeş gün internete ulaştı, sonra epey tantana sonunda karttan ücret iadesi payı çıktı. yani kabus yalan değil ama 'her samsung servisi kabus' diye kemel bir yargıda bulunmam, vala takdiriciyim. insin kalbinize yok, sanayide görülmemiş garantisi ve teknisyenine göre değişiyor işler. bence vakit alacağınıza fuardaki yetkililere sorun, güvenilir bir kulaktan işitmeyi tercih edin.
  3. ay canım, geçenlerde teleskopumun ekranı kırıldı, telefona dediler ki 'samsung servisine ver'. yok çünkü ne bileyim, bembeyaz temiz bir yerdi, önceki deneyimlerim hep iyiydi. sonra bir de baktım, 'anakart gitmiş' dediler; o benim ekran çatlağıydı gözümde, ama garanti kapsdıbına girmiyormuş falan, fena halde güldüm. neyse neyse, insan elektronik eşyasına düşkün olmayacak; ama olan oldu zaten.

    yine de kötü demeyeceğim, çünkü bir kere sinir olup geri götürdüm, bu sefer daha ilgililerdi. sadece 'servis' kelimesini duyduğumda aniden içime bir korku düşüyor, pardon biraz abarttım ama gerçekten öyle. insan bir cihazı böyle sahipleniyor, değil mi? koca elektronik aletler ama biz onlarla ağlıyoruz, gülüyoruz. sonunda tavsiyem başkasının tecrübesine inanma, kendi şansını dene; ne de olsa yarısı şans, yarısı servis ne dersen de, hesap çıkınca gülüyorsun oğlum ne demek istediğimi eminim siz de bilirsiniz.
  4. bitirim arkadaşlar, anlatıyorum: samsung garanti bana göre değil, daha doğrusu servisleri benimle iş birliği yapmayı reddediyor. telefonu düşürdüm, ekranı kırıldı; anne tarafından aile yadigarıymış gibi özenle kutusuna koydum, şubeye ilettim. sonra o meşhur cümleyi duydum: "kullanıcı hatası, garanti kapsamında değil." lan dedim ben zaten susam otomatından almadım ki telefonu, elbette kullanıcı hatası; telefon kullanmak için alınmıyor mu?

    neyse moda geçtim, pazarlık derken telefonu geri aldım; el radarı çalışıyor, mesajlar gidiyor ama serviste geçirdiği hatıralar silinmiyor. bu tarz garanti hikayeleri anlat bana.
  5. gurbette ne servis ne de bu sebepleri ararsın, insan ülkeyi uzaktan seyrederken teknoloji sorunları bile başka anlam kazanıyor. ama hep derler ya, 'ne kadar uzak olsan da kargo ve servis seni bulur' diye; sanırım burası da takip ediyor bu lafı.
  6. makineyi çalıştırmadım, tamire göndermedim demeyin, bizde aynı süreci yaşadık. servis formunu doldur, numara al, iki gün bekle, hadi bir gün daha; sonunda gelen aramada parça stokta yok deniyor. allah'tan beko'cu komşumuz vardı da geçici çözüm bulduk, ama çamaşır makinesi insanın kafasını yıkıyor, ona da şükür!