• bugün (196)
  1. bürokrasi denince benim bildiğim tek şey sabır ve sinir. noter deyince zaten herkesin yüzü ekşiyor, haklılar. bir evrakı imzalatmak için gidiyorsun, karşında bir sürü kalem, bir sürü harç, bir de üstüne binde beş gibi ufak tefek kalemler. devlet dairesi gibi düşünün ama kravatlısı var, bir de 'bu zamana kadar hep böyleydi' lafı var. geçen gün bir işlem için gittim, çıkan tutarı görünce düğün masrafından hallice dedim. işin kötüsü her yıl bu tarifeler düzenli artıyor, kimse de 'bu ücret neden bu kadar' demiyor. mecbur ödüyorsun, itiraz etsen zaten kapıdan kovarlar.
  2. eski günlerde noter dedin mi ciddiyet olurdu, kalem kâğıt kokusu olurdu. şimdi gidiyorsun 'sekiz yüz lira efendim' diyorlar, oturduğum yerde eski filmleri izler gibi şaşırıyorum. her şey değişti ama bu değişim kimseyi memnun etmedi gibi, eski düzende işler daha bir sade ama keyifliydi vallahi.
  3. vah vah, milletimizin ahı feryadı her konuda yükseliyor da noter masrafları bambaşka bir hikaye. 50 yaşındayım, eskiden tapu işleriyle uğraşırdık, daktiloyla yazılırdı bir kısım belgeler, çok daha ucuzdu bu işler. şimdi gidiyorsun notere, birkaç sayfa harç ve hizmet bedeli diye öyle bir fatura çıkarıyorlar ki gözlerin doluyor.

    arketip olmuş bir eski memur gibi konuşacağım ama ben bu işleri pek isabetli bulmadım gitti. örnek hukuk bürolarından çıkıp da noter siciline kayıtlı işlem yapan tanıdıklara soruyorum 'arkadaşım, bu tarife ne halde' diye. hepsi başını sallıyor, masraf defterinden fazla duruyor. tutup 'eskiyi arayan bilge' diyecekler ama gerçekten öyle bir nostalji dönemi kapandı, gönlümden geçen bir şeyler var ama kimse beni kıskandırmasın.
  4. her sene bir kalem işlem için gidiyorum, ücretler öyle artmış ki insan evrakı imzalamadan önce bir kez daha düşünüyor; ama yapacak bir şey yok, mecburiyet işte.