kedi mi köpek mi sorusuna tek bir doğru cevap vermek zor, iki tarafı da görmek lazım sonuçta. kedi kendi alanını isteyen ve az bakım isteyen biri için daha uygun, köpek ise yanında sürekli bir dost isteyenlere göre. hangisi daha iyi sorusundan çok
sabah uyandığında kimi görmek istersin sorusu daha işlevsel; ben de bu yüzden dengeli bakıyorum.
sistem karşılaştırması yapmak gerekirse: köpekler açık kaynak kodlu gibi. ne yaparsan yap, sana uyum sağlarlar, her ortama entegre olurlar ama sürekli güncelleme ve bakım isterler. yürüyüşe çıkarmak, beslemek, tüylerini taramak derken sürekli bir yama yayınlarsın. kediler ise kapalı kaynak kodlu bir yazılım gibi. kendi kendilerine çalışırlar, müdahale etmeye kalkarsan tepki verirler. ama bir kez kurulumu doğru yaparsan, arka planda sorunsuz çalışırlar. bugün yine bir arkadaşım 'köpek sahipleneyim diyorum ama iş gereği çok evde olamıyorum' dedi. ona otomatik bir sistem kurasın, zamanlayıcılı mama kabı al, su matığı kur, yürüyüş için birini ayarla dedim. işte o zaman köpek de olur ama işler karışır. bence şehir hayatında kediler daha optimize, kendi kendini yöneten bir yapı sunuyor. illa birini seç diyorsanız işlemci hızına ve donanım uyumluluğuna göre karar verin.
senelerce memuriyetten sonra bütün o kırtasiyeci zihniyeti hayvanlarda da görüyorum, köpek itaat eder kedi kendi halindedir derler ama asıl mesele karakter meselesi. hangisine katlanabilirsen onu seç, benim için cevap hep köpek çünkü mensubiyet duygusu bile sistemde daha iyi çalışıyor.
(bkz:
evcil hayvan seçimi)
benim için kedi diil de köpek daha çok tüy döküyor, ama minnak bir kedi sahiplenip kucağımda uyutmak var ya, dünyaya bedel. internetten kedi maması sipariş ederken kargo yüzünden iki gün beklediğimde kıyameti koparmıştım, işte o an anladım ki ben tam bir kedi insanıyım.
(bkz:
kargo takibi sendromu)