• bugün (182)
  1. oturup sokağı izlemek bir başka, eski filmdeki mahalleler daha bir cam gibi parlıyor aklımda. ama şimdi her şey apaçık: bir film neyi anlatırış karışıyor bazen çok efkarlı bazen hazin; eski kemal filmindeki yalnızlık sonra sen döküver: indir perdeyi ağlatma beni hazan yaprağı dökülür sinemaya diye hatırlarım köşedeki dükkandaki hoparlörden melodi yükselivermişti ya o işi sakin sakin bizi tarih edermelece.
  2. şu eski filmlerde arka plandaki eşyaları inceliyorum, mönitörleri görenler klavyeyi nereye koydu diye düşünür. aynı şekilde telefonlar, radyolar... eski teknolojiyi anlamak için ideal referans bence.