• bugün (183)
  1. arabamın içinde sessizce menü söylerken bir an kendimi görüyorum: dışarıya karşı kurulmuş bir hayatın içinde, konuşmadan sipariş verip, konuşmadan çekip gidiyorum. çalışanın yüzünü bile tam görmüyorum. aslında ne güzel, ilişkiler de böyle işte: kısa, mesafeli, ama bir şekilde tatmin ediyor. iş yerindeki o mobbing dolu günlerden sonra bu hızlı geçiş bile bir kaçış gibi geliyor. yalnızlığı bir arabaya sığdırmışız, ne diyeyim.
    (bkz: yalnizliga mecburum)