• bugün (183)
  1. küçük bir bardak kahveye verilen parayla aynı mahallede üç çay içip simit alınabileceğini düşününce ister istemez insan pencereden dışarı bakıp şehir hayatını sorguluyor. neyse ki artık bu fiyatlar beni sadece birkaç dakika üzüyor; sonra terasta oturup yudumluyorum, cüzdanıma ağlarken.
  2. almanya'dan bakınca türkiye'deki fiyatlar maaş oranına vurduğunda iki kat lezzet değil ama üç kat hüzün veriyor. yurtdışında kahve ekonomisi bu kadar fanteziye binmezken memlekete dönünce "şu latte de neymiş" diyorsun insan. bi de vergi dilimine girersek mesele kahveden çıkar bütçeye girer.

    (bkz: " gurbetçi gözüyle türkiye")