• bugün (65)
/ 3  
  1. patron sanıyor ki o sırada excel tablolarında boğuluyorum, strateji geliştiriyorum. halbuki ben o esnada bacağımdaki istenmeyen tüylerle savaşıyorum. mikrofona yansımasın diye o cırt sesini yöneticinin konuşma aralarına denk getirmek tam bir sanat, yemin ederim bu adrenalin ofiste yok.

    toplantı bittiğinde pürüzsüz bir tene kavuşmuş olmanın verdiği o haklı gururla kamerayı açıp "bence de harika bir fikirdi" diyerek kapanışı yapıyorum. kimse de demiyor ki sen yarım saattir neyle uğraşıyorsun, yüzün niye kıpkırmızı. ofis ortdıbının o kasvetli havasından kurtulup mesai saatinde kendi evimin kuaförü oldum, kovulana kadar bu lüksten asla vazgeçmem.