-
patron sanıyor ki o sırada excel tablolarında boğuluyorum, strateji geliştiriyorum. halbuki ben o esnada bacağımdaki istenmeyen tüylerle savaşıyorum. mikrofona yansımasın diye o cırt sesini yöneticinin konuşma aralarına denk getirmek tam bir sanat, yemin ederim bu adrenalin ofiste yok.
toplantı bittiğinde pürüzsüz bir tene kavuşmuş olmanın verdiği o haklı gururla kamerayı açıp "bence de harika bir fikirdi" diyerek kapanışı yapıyorum. kimse de demiyor ki sen yarım saattir neyle uğraşıyorsun, yüzün niye kıpkırmızı. ofis ortdıbının o kasvetli havasından kurtulup mesai saatinde kendi evimin kuaförü oldum, kovulana kadar bu lüksten asla vazgeçmem.
- bugün (203)
- / 7
- yeşil pasaport mühendis üzüsü
- ankarada yaşanır mı sorusu
- suriye de sükunet arayışı
- şehrin ortasında süt içmek
- kargo gelmedi öldüm
- eski usul imtihan heyecanı
- patron mu parsel mi
- akbank müşteri temsilcisine ulaşma rehberi 2
- yks tercih canavarlığı 2
- komplo teorileri modası
- booking yorumlarına güven olmaz
- a101 de kalite arayan gurbetçiye tavsiyeler
- vergi dairesi online ödeme sistemi
- thy uçakta yemek mevzusu
- vergi borcu internetten yatar mı
- grönland krizi ve saçma sapan politikalar
- tapu müdürlüklerinde sıra beklemek
- getir hızlı teslimat neden kimseye yetişemiyor
- media markt garanti çilesi
- atlas çağlayan ve dark pattern
- sağlıklı beslenme ithafım
- ofis dedikodusuna dair
- taksi plakası fiyatına notebook
- migrosta ruh halim
- kedi mi köpek mi tercihi
- drive thru dijital dönem 2
- spor salonu aidatı ne olacak
- kahve falı şehrin yalnızlığı
- borsa havalara uçtu
- alya ismi neden bu kadar popüler
- / 7