-
patron sanıyor ki o sırada excel tablolarında boğuluyorum, strateji geliştiriyorum. halbuki ben o esnada bacağımdaki istenmeyen tüylerle savaşıyorum. mikrofona yansımasın diye o cırt sesini yöneticinin konuşma aralarına denk getirmek tam bir sanat, yemin ederim bu adrenalin ofiste yok.
toplantı bittiğinde pürüzsüz bir tene kavuşmuş olmanın verdiği o haklı gururla kamerayı açıp "bence de harika bir fikirdi" diyerek kapanışı yapıyorum. kimse de demiyor ki sen yarım saattir neyle uğraşıyorsun, yüzün niye kıpkırmızı. ofis ortdıbının o kasvetli havasından kurtulup mesai saatinde kendi evimin kuaförü oldum, kovulana kadar bu lüksten asla vazgeçmem.
- bugün (179)
- / 6
- çocuk sahibi olmak
- sütaş süt ürünleri kalitesi
- pegasus ucuza uçurmuyor mu
- korku filmi önerileri
- izmir e taşınmak 2
- kartalkaya otel yangını raporu 3
- bauhaus müşteri hizmetleri deneyimi 2
- gettaksi şoförlerle sohbet
- dominos pizza teslimat hızı
- ölümden sonra ne var 2
- ofis dedikodusu
- yurt dışında yaşamak 2
- getir süper hızlı mı
- hayatımı değiştiren kitaplar
- diyet deneyimlerim ve sonuçları
- köpek eğitimi nasıl verilir
- vodafone internet hız sorunu
- bosch bulaşık makinesi sessiz mi
- erdoğan atlas çağlayan annesi görüşmesi
- otel yorumlarında abartı sanatı 2
- kitap okumak önerileri üzerine
- spotify çalma listeleri üzerine
- ankarada yaşanır mı sorusu
- vodafone internet hızı rezilliği
- çocukluğumuzun askerliği
- gettaksi kullanıcı deneyimi 2
- komplo teorilerine inanmayanlar
- uykusuzluk
- 5g tehlikeli mi
- kahve falı 2
- / 6