• bugün (175)
  1. migros'a gidiyorum sanıyorum, ama aslında bir zaman yolculuğuna çıkıyorum. reyonlar arasında yürürken karşıma çıkan o 'uygun fiyatlı' etiketler beni başka bir boyuta ışınlıyor, çıkışta elimde sadece bir paket peynir var ama saatler geçmiş. şehir hayatının en derin felsefesi bu olsa gerek, alışveriş de bir meditasyon biçimi. penceremden bakarken 'iyi ki markete gitmişim' diyorum, en azından buzluktaki dondurmayı eritmeden döndüm.
  2. migrosun o geniş reyonlarında dolaşırken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum; hele akşam kalabalığında bir süt almak için yarım saat harcadığımı kasada fark ediyorum, sanki market değil bir labirent.

    (bkz: markette zaman kaybı)