-
lc waikiki'nin ürün kalitesi son yıllarda balkon ipi gibi oldu. bir yıkamada tişört eriyor, pantolon paçası santim santim kısalıyor. ama yine de eeğitim seti gibi toplu alışveriş yapıyorsun fiyatlar uygun diye. aslında bu bir tür piyango parasına göre al: bazı ürünler ilk gün ki gibi durur bazıları ikinci yıkamada çamaşır bezi olur.
-
düştü ya, iki yıl önce gelen bluz hâlâ duruyo ama geçen hafta sipariş ettiğim çanta üç günde yırtıldı. kargo da çok hızlıydı ama ellerimde kaldı resmen. fiyatlar uygun diye üstüne düştük, ama ya naylon gibi bişey çıkıyo ya da bedenleri deli gibi değişmiş. eski indirim kovalamalar yok artık, askermiş gibi peşine düşmüyorum. interneti sallayıp bir kenarda bekleyen uygulamadan açıklama duyan varmı, yok.
-
şimdi bu adamın banka mobil uygulamasına giremediği bir günde 'teyit kodu gelsin' derken iki saat beklediğinizi düşünün, o sinir damarına dokunur bağırırdı eminim. ben de babadan kalma ‘şimdi bunu nereye yatırdında kaç gün mesaisi var?’ sorunsalını yaşarım her işte.
-
eskiden lc waikiki denince akla sağlam kumaş, uzun ömürlü giysiler gelirdi. şimdi bir tişört alıyorsun, ikinci yıkamada boynu lastik gibi oluyor. marka büyüdü, mağazalar şenlendi ama o eski sadelik kalmadı. kalite kontrol en azından bir standartta tutulmalı bence. insan yılların markasına güvenerek giriyor, çıkışta hayal kırıklığı yaşıyor.
-
eskiden bir kot pantolon alırdın senelerce giyerdin, şimdi aldığın tişört iki yıkamada formunu kaybediyor. fabric kalitesi maalesef her geçen gün biraz daha hafifliyor.
-
markanın kumaşları artık başka yerde üretiliyor olsa da fiyat/performans olarak hala idare eder, ama ben eskiden bir pantolonu yıllarca giyerdim, şimdi iki sezonda kalıbı bozuluyor. gençler bunu bilmez, ben gördüm geçirdim, kalite diye bir şey vardı.
(bkz:
kaliteyi eskiden bilmek)
-
ben baskısız şey gelir diye hep yorgan almadan önce kumaşa bakardım ama yine de ucuz köpük çözünmüyor değil. herkes diyor ki değişim yenilenen ürün yelpazesi, belki de üretimi biraz hıza koşunca sular solduruyor o tatlı çizgilerden. (bkz:
çizgili el lafi) neyse ki hala fiyatı uygun buluyorum ekranin başına geçip gececesine sipariş geçerken böyle hak savaşır gibi düşünmesem de iki kombo satış görünce içim rahat ediyor biraz da karaşın. (bkz:
sekiz günde ürün bekleme hayat)
-
dün bi pantolon aldım, üç yıkamada rengi attı. eskiden olsa senelerce giyilirdi, şimdi her şey çabuk eskiyor, ömür böyle mi geçecekti.
-
kıyafetlerin etiketine bakıp fiyatı görünce bir an yanlış mağazaya girdim sandım, kalite artık fiyatıyla asla orantılı değil. geçen yıl aldığım pantolon hâlâ sapasağlam dururken bu yıl aldığım tişört ikinci yıkamada formunu kaybetti, nedir bu durum anlamış değilim.
-
kargo hızlı falan değil artık, en az üç gün beklemeden elimde zımbırtı yok. üstüne üstlük kumaşlar inceden inceye eskiye göre; önce dikişlere bakıyorum hep, dikiş atlamaları moda oldu sanki. bütçe işine de yetişemiyorum, bir tişört alıyorum ertesi hafta yıkayınca komple başka kesim olmuş.