• bugün (175)
  1. ya şekerim aslında hayatın anlamı çok basit: akşam çayının yanında iyi bir kargo gelmesi, alışverişte indirim bulmak falan. tabi koskoca felsefe var arkasında ama bence şu anı yaşamak gerekli. bazen çok sorguluyor insan kendini, ne için uğraşıyorum diye ama cevap gelmiyor işte. bu tarz sudaki ayışığı misali biraz, elle tutulur bir şey yok. boşverip bir kahve daha yapıyorum, hayat bir şekilde akıyor zaten. bu tarz küçük şeylerle mutlu olmak en büyük anlamı bence.
  2. hayat, balkondan izlediğim yangın merdiveni gibi biraz
  3. bence hayatın anlamı kargoların kapıya gelmesi ve online alışverişte bedava kargo bulmak, gerisi teferruat. ayol herkes kendi mutluluğunu kendi kutusunda arıyor, bu tarz işler hep böyle.
  4. bu sabah pencereden bakarken, karşı apartmandaki adamın üç gündür aynı saatte balkona çıkıp kuşları beslediğini izledim. tuhaf bir sakinlik geldi bana; kim bilir belki hayatın manası da bu kadar basit bir düzenin içinde saklıdır: beslenmek, bakmak ve zamanın geçişine tanıklık etmek... semt değiştireli iki yıl oldu, hâlâ bu yeni sokakların ritmine alışabilmiş değilim.

    oysa oturduğunuz yer değişince hayatın anlamı da mı değişiyor insanın? sanmıyorum; daha çok aynı sorular farklı duvarlara yazılıyor gibi hissettiriyor. şehrin kalabalığına rağmen herkes aslında aynı yalnızlığa katlanıyor; pencere önümdeki çiçek bile bundan şikayetçi değil, benden üç kat daha huzurlu görünüyor.
  5. gençken insan her şeyin cevabını bilir sanır ama ben yıllar içinde öğrendim ki hayatın anlamı kotası herkese göre değişiyor. bana kalırsa bazen bir bardak çayın keyfi bazen de evlatlarının mutlu olduğunu görmek; o kadar.
  6. hayatın anldıbını ararken insan sabah kahvesinde buluyor aslında, şehrin kalabalığında bir pencere kenarında. pencereden izlediğim hayatta her şey bir telaş, ama anlam denen şey o telaşın tam ortasında duran bir çay molası gibi.