• bugün (169)
  1. bu soruyu gençler çok soruyor, herkes bir anlam peşinde koşuyor. hayatın anlamı dediğin şey aslında küçük şeylerde saklıdır: sabah kahvesini içerken sessizlik, çocuğun gülümsemesi, işten dönerken yol kenarındaki manzara. yok öyle büyük felsefi keşifler. ben bu yaşıma kadar çok şey gördüm, bankada oturup kredi peşinde koşmayana da rastladım, milyonlar kazanıp huzursuz olana da. işin özeti; hayat yaşarken ne hissettiğindir. ölçülemez, anlatılmaz. yani boşverin şu anlam faslını, bir kahve için ara verin.
  2. evlat, bu soruyu sordurtan hayatın ta kendisi. benim gördüğüm, anlam aramaktan çok anı yaşamakmış; gerisi kendiliğinden geliyor.
    (bkz: elli yaştan sonra hayat)
  3. pencereden bakınca şehrin telaşı, yürüyen insanlar, acele eden arabalar; herkes kendi görevini yapıyor. hayatın anlamı belki de bu akışta kendi durağını bulmak, ama ben henüz hangi durakta ineceğimi bilmiyorum.
  4. bak şekerim bu soruyu e-devlet kapısına soruyorsun da orada öyle bir menü yok, sgk bile senden önce emekli olacak neredeyse. hayatın anlamı evrak tamamlamakla geçiyor, sonunda haklı çıkan sen oluyorsun ama dosya kapanmış oluyor. başvuru yaptım, sonuç yok, itiraz ettim, cevap yok, en son bana kalan ibretlik sıra numarasıydı.