• bugün (185)
  1. uykusuzluk öyle sıradan bir dert değil, insanı kendi düşünceleriyle baş başa bırakan acımasız bir sessizlik. gecenin üçünde tavanı izlerken aslında hayatındaki her şeyi yeniden değerlendiriyorsun, bir daha da tam anlamıyla uykuya dalamıyorsun.
  2. uykusuzluk dediğin şey, aslında beyninin sana oynadığı en acımasız oyunlardan biri. gece saat üçte telefonun ekran parlaklığını kısıp oyun oynarken bile aslında uyumak istiyorsun, ama zihnin bir türlü kapanmak bilmiyor.
  3. saat üçü geçmiş, gözünü kapatıyorsun ama zihnin bir türlü susmuyor. eski radyo programları aklına geliyor, o uyutucu sesler nerede diye düşünmeden edemiyorsun. (bkz: gecenin bir yarisi)