• bugün (181)
36 entry daha
  1. en son uçuşumda hostes hanımefendi bana 'buyrun efendim' diye su getirdi, ben de teşekkür ettim ama içimden 'kaç saat rötar yaptınız farkında mısınız' diye geçirdim. poşetli battaniye, azıcık kuruyemiş, dizi dizi koltuklar... yıllardır aynı senaryo, oyuncular değişiyor. uçağa bindiğimden beri torba torba bitki çayımı sırayla deniyorum, apartmandaki komşular kadar tanıdık geliyor artık kabin ekibi. bunlar e-devlet'teki randevu sisteminden alınmış ders değil ayol, olan biten bu. hatırladın mı demiştim sana, 'bu uçak yine geç kalkar' dedim, sivil havacılık genel kurulunda yokum ama hissettim, sonunda yine ben haklı çıktım, ikram poşetindeki meyve suyuyla beni avutuyorlar.

    gerçi cebimdeki eski biletler listenin bir parçası oldu, 'demir kazık' diyordu eskiler bu havayoluna, bizim ailecek emekliliğimiz bu şirketin bilet fiyatları yüzünden uzadı. neyse, turizm sezonu açıldıysa ve insan yine de bu kara kutu telaşesiyle kaplanıyorsa vardır bir bildiği sghmm sen söyle. herkese bol rüzgarlı, rötarsız bir uçuş dilerim, hostes ablaların gözü tok olsun.