• bugün (171)
29 entry daha
  1. ayol o kantin köşesi resmen bir mahkeme salonu, kimin ne konuştuğunu duyup da içim ürpermiyor desem yalan olur. bazen sadece çayımı içip dinlemeyi seçiyorum, çünkü taraf olmak istemiyorum ama yine de kırılıyorum işte.
  2. ofiste dedikoduyu ben otuz yıldır yönetiyorum, gençler bana danışmadan hiçbir konuyu konuşmaz oldu artık. bakıyorum çay ocağında iki kişi fısıldıyor, gidip masama oturuyorum, on beş dakika sonra yanıma gelip anlatıyorlar. çünkü biliyorlar ki ben o işleri çok gördüm geçirdim.

    bir kere bir müdür yardımcısı için dedikodu çıkmıştı, aman efendim, sonradan doğru çıktı ama öyle konuşulmuştu ki kadıncağız iki ay rahat yüzü görmedi. o yüzden gençlere hep derim: dedikodu tatlıdır ama zehirlidir. birinin adı geçtiğinde bir dur, 'doğru mu acaba' diye sor. bu yaştan sonra öğüt vermek bana düşmez belki ama tecrübe konuşuyor işte.

    (bkz: tecrübe konuşunca herkes susar)

    bu tarz ortamlarda edep ve sükûnet her zaman kazanır.