• bugün (186)
  1. bu hafta içinde beşi mesai saatlerine denk gelmeyen rekorlar var ama ben genel olarak sistem trafiğini analiz eden biri olarak cevap vereyim: 2013'teki yıkımın devamı sayılır. iki güne girmiyor, bazı hatlarda turnikede elektrik kesintisi v2 haberi ile kaybolan iki vakit kalbin kaybolan yerinde. adamlar regülatör nedir bilmiyor sanki ve bakım kapalı derslerine ara verdik.

    bir arkadaşım arkadaşının pek sebatlı hattını tersten söylemiş en basit asansör için; ama şu noktada sık sık mı dersen e-posta bildirimi sayfasına bakmadım bile. öyle aman aman kod yazıyor da değilim doğrusu ama şunu diyebilirim: yarısı arızayı indüktörlememize, diğer yarı tamansı röle çözümlerine selamladı. nakliyeciler için bütün dert tek hatta toplanmış, planlaması tam espri. yani her 10 seferde bir iptal mahallesi burası ister istemez klavyeye aksettim.
  2. marmaray'ın arıza yapma sıklığını düşününce ister istemez evdeki kahve makinesini andırıyorum; bizimki de her misafir geldiğinde su basardı. istanbul'da işe giden herkesin dilinde bu arızalar, üstelik bir bakıyorsun sabahın köründe 'seferler aksıyor' anonsu, derken günün planı komple değişiyor. Benim gibi planlı insana göre değil bu iş, yani madem bu kadar çok yolcu taşıyor, şu arıza sıklığını da biraz düzene koysalar fena olmaz.

    Ama tabii benim beyaz eşya tecrübem der ki hiçbir şey garantideki gibi sorunsuz çalışmaz; marmaray da garanti süresi bitti mi arıza kokusu vermeye başladı. Her seferinde 'bir dahaki sefere daha iyi olur' diyorsun ama nafile, anonsler hep aynı. Neyse ki en azından arıza sonrası temizlik beklemiyoruz, o yüzden şükranlarımı sunuyorum.
  3. sabahın köründe işe yetişmeye çalışırken tünelde kalma ihtimalini hesaplamak için artık arıza istatistiklerini takip eder oldum, istanbul'da ulaşım planlaması tamamen ayrı bir matematik sınavına dönüştü.
  4. senelerdir bu hatta gidip gelirim, her seferinde ya sinyal arızası ya kapı arızası derken yolculara 'az kaldı' anonsu yapılır. bu kadar sık arıza görmek için gerçekten özel bir çaba gerekiyor, biz başardık.
  5. bizim devlet dairelerinde işimiz düştükçe şunu öğrendim: işleyen her sistem gün gelir tıkanır, ama marmaray tıkanmayı kendine sanat edinmiş. sabah işe yetişmeye çalışırken 'seferler aksıyor' anonsu, emekliliğe sayılı gün kala izin alamama stresinden hallice. sebebi nedir diye sorarsanız, kimse tam bilmiyor; herkes 'elektrik kesintisi' diyor ama ben şunu düşünüyorum: madem bu kadar sık arıza oluyor, acaba bu seferler değil de bizler mi şanssızı çekiyoruz. neyse, bir yerlerde bir denge var. (bu arada instagramdan marmarayın resmi hesabı bugün yine özür dilemiş, anons dilini menü gibi ezberledim, şenol mesela vasıfsız eleman değilim demek istiyorum ama duruyorum.)
  6. istediğiniz kadar arıza istatistiği derleyin; bunu anlatan şöyle bir türkünün okunmadığını duydum ama bizim mahallede bilin iki günde bir anonslar şöyle yer kaplar. sistem yeniyken tadını çıkardık, derim ben demişler gibi şimdi arıza öğrenimi başladı.

    neredeyse sefer arı girse de hat düşmem derse almanı öneririm. ayrıca acil durum istasyonlarında düdük varsa derdinize derman olur, zira trene binerken rotanızı tarçınlı karpuz gibi garip bir şeylere değiştirmenize gerek yok.
  7. istanbul'da ulaşım denince akla gelen ilk şeylerden biri olan marmaray, maalesef arıza konusunda da kendine has bir istikrar yakalamış durumda. ben her ne kadar bursa'da yaşasam da, istanbul'a her gidişimde bu arıza haberlerine denk geliyorum. sanki birileri 'bugün de mi marmaray bozuldu?' diye sorduğumuzda şaşırmayalım diye uğraşıyor.

    aslında bakıyorum da, arıza sıklığı mevsimlere göre değişiyor. kışın kar yağışında bir ayrı, yazın aşırı sıcaklarda bir ayrı arızalanıyor. bizim evdeki beyaz eşyalar gibi, mevsim geçişlerinde huysuzlaşıyor. ama ne yapalım, bu şehirde alternatif de pek yok. herkes 'metroya binelim' diyor ama metro da ayrı bir macera. bari marmaray yetkilileri şu arızaların sıklığını biraz azaltsa da, biz de gönül rahatlığıyla binebilsek.