• bugün (185)
  1. müdürüm 18 dakikada geldi ama paketi apartmanın kapısına bırakıp kaçtı, içeride beni mi terkedip gitti belli değil. neyse ki pazarlama harikası, hızlı teslimat deyince millet deli oluyor; bizimki de dayanamayıp her gün bir kere getir'den biberon almaya başladı. adamlar bunu bilerek yapıyor, abone olmadan bakkala çıkamaz olduk.
  2. inanın kargo beklemekten karıncalandım, market alışverişini kendi halime bırakınca yarım saat içinde domates yetiştirtmeye ramak kaldı. ama getir süper mi hızlı diye soracak olursan, beyaz eşya siparişindeki o ıslak kargo hatasını hiç unutmuyorum, ayol suç bende mi sorun onlarda mı diyorlar. burası bursa, kargo her yerde aynı; burada sabırlı olmak lazım.

    (bkz: kargo esprileri)
  3. getir süper hızlı derler ama benim ekrana yapıştırdığım süreçte motor kuryesi arayıp 'nerde oturuyon' dedi, sonra 40 dakika geçti. bazen dua ediyorum, 'bu sefer gerçekten jetson gibi gelsin' diye. ama gene de işe yarıyor işte, acil kahve lazım olunca. yine de süper hızlı değil, 'süper aceleci' demek daha doğru olur bence.
  4. getir süper mi hızlı mı dersen, yahu karar veremiyorum. bazen telefonu elime alıp siparişi veriyorum, çay demlemeden kapıya geliyor. o zaman 'vay be, iyi iş yapıyorlar' diyorsun. ama bazı günler özellikle yağmur yağmışsa, trafik mi çağırıyor ne yapıyorsa, o sipariş yarım saat sonra ortalıkta yok. en sinir olduğum şey ise: gece yarısı, süt almaya kalkıyorum, 'süper hızlı' ifadesiyle var olduğunu düşünüyorum ama fiyatlara bakıyorum, marketten bir kaç kat pahalı. ben de diyorum ki bu işin hızı, paraya ihtiyacınız olduğunda sizin hızınız oluyor. bir sorgulayanalım şekerim.