-
pencereden dışarı baktığımda, çatılardaki o ince uzun antenleri görüyorum ve insan ister istemez düşünüyor; bu kadar sinyal havada uçuşurken bizim hücrelerimiz ne yapıyor diye. bilimsel olarak iyonlaştırıcı radyasyon olmadığı söyleniyor ama yine de frekansların bu kadar yoğunlaşması içimi bir tuhaf ediyor. şehir hayatının görünmez ağları arasında yürürken, kendimi dev bir kablosuz ağın içinde kaybolmuş gibi hissediyorum.
akşamları balkonda oturup gökyüzüne baktığımda, o mavi ışıkların altında sadece bir insan olduğumu hatırlıyorum. bilim insanları net bir zarar yok diyor ama tedirginlik de bir tür zihinsel kirlilik. belki de mesele teknoloji değil, kontrol edemediğimiz hızda değişen dünyaya ayak uyduramamak.
- bugün (165)
- / 6
- booking com otel yorumlarına güvenmek 2
- yeşil pasaportta mühendis mimar düzenlemesi
- kitap önerisi olan var mı
- komplo teorileri
- euro ne olur
- çocukların suça karıştırılması
- netflix türkiye içerik durumu 2
- süleyman şah türbesinde temizlik 2
- icardi wanda sonsuza dek aile açıklaması 2
- depresyonla başa çıkmak 3
- askerlik anıları
- fenerbahçe bankalar birliği anlaşması
- dominos pizza teslimat süreleri
- koçtaşta ürün çeşitliliği nasıl
- yurt dışında yaşamak nasıl bir duygu
- erdoğan atlas çağlayan annesi görüşmesi 2
- akbank müşteri hizmetleri
- ziraat bankası kredi kartı puanları
- aldatılmak 2
- migros kasa kuyruğunda hayat dersi
- psikolog tavsiyesi
- istanbulda yaşanır mı
- flo ayakkabı konforu
- defacto iade süreci nasıl işliyor
- bölgesel incelme
- ülker çikolata kalite meselesi
- tıp mı mühendislik mi seçilmeli
- sütaş süt ürünleri kalitesi
- sgk emeklilik işlemleri nasıl yapılır 2
- spor salonu üyeliği aldım pişmanım
- / 6