• bugün (190)
  1. pencerenin önünde bir oh çekişle başlıyorum bu akşam: martı jonathan livingston'u okumuştum dört sene evvel, yeni bir baskısını gördüm geçen gün d&r'da. aslında bazı kitaplar sadece bir kanat sesidir; tüyleri birbirine değmez ama bir ferahlık duygusu bırakır. yeniden sessiz bir park kenarında okumak için bu hafta kahvenin yanında başucuna koyuyorum istanbul hatıralarını, bu kentte yaşadığın her an biraz hüzün katmaz mı sandalyene, o yüzden 'geceleri not alınırken' serisinin kitaplarını da iki senedir bekliyorum rafta. şimdilerde sade rafları dolduran yalın cümleleri, günlük hayatın karmaşası incelirken gerçek anlamda yanına alınan kitapları tavsiye ederim. ben yıllardır hiçbiri kitaplara yetişemiyorum ama kütüphane sandıklarındaki yorgun pikniklere inat, biraz da sessizlik dilerim sayfaların arasında.
   tümünü göster