• bugün (184)
  1. iki tarafı da görmek gerek: biri kendini salma, yataktan çıkmama, diğeri de her sabah kol saatini kurmuş gibi hayata devam etme çabası. bence ikisi arasında, kendine acımadan ama kendini de fazla sıkıştırmadan gitmek en mantıklısı.
  2. şu kargo eline ulaşmadığında insanın içi daralmıyor değil hani; ama sorun sadece kargo değil aslında. son zamanlarda biraz dibe batınca insan, dedim kendime: gülüm, hayat bu, bazen vitamin, bazen çikolata, bazen de sabaha karşı bir duşluk su. depresyona karşı en iyi yöntemlerden ilki ufak şeyler; bardaktaki sabun köpüğü, oturduğun yer manzarası ya da mis kokulu bir el losyonu. ben her perişanlıkta online alışveriş çözümüne sığınırım, deprenin adı alışveriş terapisi olmalı aslında. pazardan light ürün almaya gerek yok, insan gördüğü her fareyi suya götürek; onur kırıcı değil, basit. yani birazcık süsleyeyim: günün tadını çıkar; kahveye leziz bir tarçın, markete de küçük bir poşet leblebi. özet; sana ihmal ettiğin tüm diş fırçaları kadar iyi gelir.
  3. düzenli uyku, yürüyüş ve ekran süresini azaltmak gibi 'diagnostik araçlar' aslında işe yarıyor ama benimki daha çok hata ayıklama güncellemesine benziyor, bir gün iyi diğer gün her şey çöküyor. yine de günlük işleyen bir sistem kurabilmek için uğraşmak, garip bir şekilde umut veriyor.