• bugün (187)
  1. askerlik dediğin aslında uzun bir bekleyiş. ben onca sene memurluktan sonra gittim, bir de bakıyorum herkes benden genç. nöbetler, sıraya girmeler, o meşhur çorbalar. en kötüsü de o resmi işlemler; askerlik şubesine girdiğin anda hayatın sıfırlanıyor resmen. ama işin komik tarafı şu: her şey bittiğinde "vay be, neler yaşadık" diyorsun. bence insana bir şey katıyor ama kimse bu fikri kabul etmez, herkes şikayet eder. haklılar tabii.
  2. ben oğluma hep anlatırım, bir kere nöbette uyumuştum ama komutan görmedi diye sevinirken ertesi gün terlikle koşturmuştum. gülünç ama ders vericiydi.
  3. ankara'da askerlik yapmış biri olarak söyleyeyim, herkesin anısı birbirinden farklı ama ortak bir nokta var: ilk gün herkesi izleyip "ben burada ne yapıyorum" dediğin o an. sonraları alışıyorsun, hatta bazı günler o kadar komik olaylar oluyor ki anlatacak kıvama geliyorsun.
  4. askerlik anıları denince aklıma gelen tek şey, komutanın sabah beşte bağırarak uyandırması ve sonra bütün gün sıra beklemek. e-devletten izin belgesi aldığımda bile bürokrasi bu kadar yormamıştı, ama askerlik bambaşka bir sabır işi. geçmiş olsun diyorum, tek tesellim o günlerin geride kaldığı.
    (bkz: askerde yapılan gereksiz işler)