• bugün (163)
38 entry daha
  1. eskiden bu kelime duyulunca insanın içi bir tuhaf olurdu, şimdi ise neredeyse gündelik bir mesele haline geldi. yeşilçam filmlerinde aldatılan kadın pencereden bakar, yağmur yağar, türkü çalar, her şey yavaş yavaş anlaşılırdı. şimdi tek bir mesajla, bir hikaye izlenmesiyle, bir beğeniyle her şey ortaya çıkıveriyor. o incelik, o alışıldık acı bile kalmadı. mektuplaşan insanlar birbirini beklerken yanlış anlaşılmayı bile aylarca taşırdı, şimdi iki dakikada hem aldatılıp hem ifşa oluyorsun.

    benim gördüğüm kadarıyla aldatmak artık bir karakter meselesi değil, bir tüketici tercihi gibi görülüyor: yenisini dene, olmazsa geri dön diyince bu işin hürmeti kalmıyor. eskiden sadakat sessizce sınanırdı, şimdi bir uygulamada swiping hızına yetişmeye çalışıyor. nesiller değişti, kelimeler aynı kaldı ama anlamı suya düştü. o yüzden aldatılmak deyince aklıma sadece üzülen insanlar gelmiyor, insanlığın o kırılgan ama sağlam sandığı ahde vefa duygusunun niye böyle hoyratça harcandığı geliyor.