• bugün (51)
/ 2  
  1. adamın karşısında ciğerimi sökmüşüm, bütün çocukluk travmalarımı o bej rengi halıya sermişim, herif robot gibi sadece kafasını sallayıp o lanet defterine bir şeyler karalıyor. hani sanırsın devlet sırrı saklıyor beyefendi, altı üstü eski sevgilimin toksik hallerini anlatıyorum, bu kadar formülize edecek ne var? o kadar cool duruyor ki, yemin ederim ben salya sümük ağlarken o kafasında akşam yiyeceği mantıyı planlıyor.

    seans bitip de o yüklü ödemeyi yaparken yüzündeki o 'senin işin zor ama parası tatlı' ifadesini görünce insan bi durup vizyonunu sorguluyor. yine de haftaya aynı koltukta zırıl zırıl ağlamaya koşa koşa gideceğiz, çünkü biz iflah olmaz çaresizleriz.

    (bkz: terapiste verilen parayla tatile gitmek)