• bugün (178)
  1. sigarayı bırakmak çoğu zaman bir anda olmuyor, insan önce azaltıyor sonra bahaneler buluyor sonra tekrar başlıyor. pencereden dışarı bakıp aşağıdaki sigara molası veren kalabalığa takılıyorsun, bir de kendine bakıyorsun. asıl zor olanı alışkanlık değil, sigarayla beraber gelen o kısa mola hissi; onun yerine ne koyacağını bir türlü bulamıyorsun. sonunda bırakanlar genelde bir gün sadece 'yeter' diyor, gerisi sessizce geliyor. şehirde yaşamanın en zor kısımlarından biri de bu, her köşede bir dürtü var.
  2. ah, eskiden sigara sadece bir duman değildi, bir sofraydı. şimdisi bırakınca sigarayı, aynaya içmiş gibi kötü aynaya bakınınca sürüklenen; sokakta üç kişisel hatıra kalmış gibi, biri dokuz biri yirmi yaş dayakla. herbir sigaraya beklemediğiniz bir siteme siper, işe gidiş dönüşlü yolda alışkanlığın rahatlığı bir yastık olurdu.

    şikayet anahtarına rağmen şunu bilirim ki ben de yıllar yılı hayatımın film şeridi sigara ile geçti. siz arnavut yıldız fotogramında durun siline siline tükenmez; size o günlerden isim düşer, siz gibi sihatinize yönerge vermeyi babalar asla affetmesin şekerler değil mayası o eski toprak. zorla sayılabilir ama gerçek. ben diyorsam ben dabu sigarayı bir zorda kalmayandan daha cesur bırakın, sonradan gonal tüyler bozuk; belki damarlarda çorak sayılmaz görünecek.