• bugün (190)
  1. komplo teorilerini hep bir yandan dinlerim, bir yandan da kendimi düşünürken bulurum. insan neden bazı şeylere inanmak ister bilmiyorum, belki de hayatın karmaşasından kaçmanın bir yolu. iş yerinde mobbing gördüm, insanların birbirine neler yaptığını gördüm, o yüzden herkese şüpheyle yaklaşırım.

    ama bazen abartıldığını da düşünüyorum. mesela her şeyin bir planı olduğunu düşünmek yerine, bazen insanların sadece acemi olduğunu kabul etmek lazım. yine de içimden bir ses, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını söylüyor. neyse, ben çayımı alıp pencereden dışarıyı izlemeye devam edeyim.
  2. market alışverişi yaparken bile bazı ürünlerin stoklarını hep aynı yerde görüyorum, bu tarz düzen tesadüf olamaz diye düşünüyorum. ama sonra kargo paketin yanlış geldiğinde yine normal hayata dönüyorum.

    vicdan meselesi aslında, herkes bir şeylere inanmak istiyor. ben ise gazeteyi açar, fiyatı görür, bu tarz spekülasyonları boş veririm. (bkz: market fiyatları hafızası)
  3. evladım bambaşka bir şey var, piramitlerden tut da banka kartlarına kadar her şey yalan dolan, sen beni dinle erkenden köşeyi dön, bunlar iyi günlerinde değil.
  4. bana kalırsa hepimiz şu hayatta bizim yerimize birilerinin karar verdiğine inanıyoruz ama kimi bunu dünyayı yöneten iblis katillerine bağlıyor, kimi de sadece amirine isyan edemiyor. artık ay'a inilmedi demek kolayda, ofisteki kulak misafiri olduğum toplantılarda herkes çoktan suyu bulandırmış durumda. gerçekler daha sıkıcı, kimse kabullenmek istemiyor.
  5. herkesin bir teorisi var, benimkisi ise işyerinde kimse beni sevmiyor; kanıtlarım da cabası. (bkz: derin devlet)