• bugün (193)
  1. ah o eski filmler yok mu, ben onlarla büyüdüm. şimdiki gençler bilmez ama bizim zamanımızda artist dediğin adam karizmayı kaşlarıyla yapardı, ağlaması bile bir başkaydı. bir an gelir, evin direği sarsılır; bir sahnede sevgiliye bakış vardır ki kelimenin tam anlamıyla 'ne güzel demiş' dersin. eski türk filmlerinde abartılı oyunculuk vardı ama içtendi; Şener Şen girer, ortalık yıkılır, Adile Naşit girer herkesin içi ısınırdı. sinemamızın ta kendisiydi.

    şimdi o eski filmleri izlerken insan hem gülüyor hem de 'neden böyle bitirdiler ya, mutlu son varken' diyor. ama asıl mesele şu ki o filmler bir dönemin aynası; ne kadar tekrar izlesen de baymaz. ben şimdiki oyunculuklara da saygı duyarım ama dediğim gibi, ben bunu gördüm geçirdim, o eski filmlerdeki samimiyeti hiçbir efe algoritması veremez.

    (bkz: fenerbahçe filmi gibi ama daha hüzünlü)
  2. dün gece kanalları karıştırırken denk geldim, türkan şoray'ın oynadığı bir yapım vardı. o dönem filmlerinde abartılı el kol hareketleri yok ama yüz ifadesiyle her şeyi anlatıyordu. şimdi dizilerdeki oyuncular ekşi suratla bakıp tek kelime ediyor, sonra ağlama sahnesinde dirseklerini dize koyup saça yapışıyor. eski filmlerde kadın oyuncular kirpiklerini kırpıştırarak derdi olan masum kadını öyle bir uygulardı ki koltuğun kenarına ilişmeden izleyemezdiniz. tüm oyunculuk o saç tokası ve etek düzeltme hareketlerinde saklıydı. bir de o yerde sürünerek ağlama sahneleri var ki elma yanaklı çocuklar bile dayanamaz ağlardı. neyse ki kargo kutum geldi, ben online almak istediğim kremi almaya bakayım, bu filmler hâlâ bana bir şey anlatıyor.