memlekette herkesin ağzında aynı laf; emekliye seyyanen zam gelecekmiş. eskiden ne güzeldi dedik, maaşlar yetişirdi, en azından bir paket çay alırdın cebinde. şimdi o günleri anıyorum da, marketten çıkarken bile fişe bakmaya korkar olduk. millet yaşlıların maaşına gelecek zammı konuşuyor ama kimse sormuyor, bu zam emeklinin derdine deva olur mu diye.
bence esas mesele şu; devlet seyyanen derken belki bir nefes aldırır ama kira, elektrik, gıda derken o para daha cebimize girmeden buhar olur. eskiden dayımlar 'devlet baba bakar' derdi, şimdi o babaiyi de özledik be. umarım yanılırım değil mi, varsın beni şu ihtiyar huyumla suçlasınlar, kim ne derse desin, bu milletin yaşlısı daha fazla kahrı hak etmiyor.
emekliye seyyanen zam derken, ben hep balkondan yola bakıp düşünüyorum; insanlar sel gibi akıp gidiyor, her birinin derdi farklı ama hepsinin yüzünde aynı yorgunluk var. seyyanen zam, pazardaki tezgahtârın gözlerinde bir parıltı, manavda artacak birkaç yeşillik demek belki, ama bir sonraki ramazanda yine aynı hesaplar, aynı kısıtlar. bazen pencereden izlerken şehrin en güzel yanı insanların yine de umut etmesi.