• bugün (185)
  1. (bkz: köşeyi dönünce borsada kalanlar)

    memur emeklisi olarak ben bu altın işini çok gördüm, her seferinde 'düşecek' dediler, düşen hep bizim maaşımız oldu. kuyumcuya gidiyorsun gram altın alacaksın, satıcı sanki devlet sırrı veriyormuş gibi yarım saat elindeki cetvelle oynuyor. en iyisi evdeki yastığın altı, orası en azından e-devlet gibi çökmüyor.
  2. eskiden bu topraklarda kuyumcuya girmek bir aile meselesiydi, inci ölçer gibi tartardı adam kazığı da, beş adım sayfiyeye çıkınca acelen duyguyu kaybederdi. şimdi bakıyorum, parmağımda eski bir yüzüğün büyüsü kaldı ama fiyatların da masallardaki o tanıdık hüznü kalmış.