eskiden mahalle arasındaki tamirciye götürürdük, adam televizyonu yerinden söker, lehim makinasıyla uğraşırdı, iki günde bir sorunu çözer verirdi. şimdi vatan bilgisayar servisine gidiyorsun, form dolduruyorsun, on beş gün bekliyorsun, geldiğinde başka bir parça arızalı çıkıyor. o eski nalbur esnafı, mahalle tüccarı kalmadı sanırsın ki etrafta. melankolik olacağım ama bu teknik servis meselesi de aynı, bir sistem çıkarcısı oluverdi içimde.
hanım çocuklar bakın bu teknik servis süreci ekşi, soslu şekerli bırakın muhabbeti iş öyle basit değil. yıllar içinde kaç kere cihaz gönderip aldım bilmiyorum, tavsiyemi dinlersen fişin, kutunun fotoğrafını çek tutan da var. vatandan tamir düşürürsen belgeyi elinde tut, gel vatanla git net olsun.
sonuca gelince servis çankaya matinesi gibidir diyebilirim, genelde hizmet kolay bozulmaz fakat ikinci kalem senin şansındır ya da senin takipçiliktir. zamanla öğretti ki gerçekten takip etmek şuurlu tüketicinin zorunlu görevi; gidip gelip sor safhası, adımı öğren sonra rahat edersin. özetle arayı kendine bırakırsan sonbahar sana daha sert güler.