• bugün (189)
  1. sabahın köründe metrobüse binmek, insanın kendisiyle yüzleşmesini sağlıyor. herkes aynı kaderi paylaşıyormuş gibi, gözler aynı telefonda, kulaklar aynı müzikte. ama yine de yalnızsın. omuz omuza, sırt sırta, nefes nefese… o kadar yakınsın ki insanlara, ama kimse kimseyi görmüyor. kendi içine gömülüyor, o anlarda hayatının en özel anlarını düşünüyorsun.

    kimi zaman birinin dirseği böğrüne giriyor, kimi zaman birinin saçı yüzüne değiyor. kimse özür dilemiyor, kimse farkında değil. herkes bir yerlere yetişme telaşında. bu kalabalık, aslında ne kadar yalnız olduğumuzu hatırlatıyor insana. belki de bu yüzden, herkes kulaklığıyla kendi dünyasına kaçıyor. metrobüs, şehrin en dürüst aynası; işte hepimiz böyleyiz işte.
  2. sabahın köründe metrobüse binmek, pratik bir insanı bile pesimist yapıyor. herkes birbirine o kadar yakın duruyor ki marketteki indirim kuyruğundan daha stresli, vallahi. içimden diyorum ki bu kalabalıkta bir arçelik servisi çağırsalar bari, yine de kimse inmez.