• bugün (189)
  1. her sabah aynı kapıda bekleyen o insanlar, aynı yüz ifadeleri ve aynı itiş kakış; sanki bir tiyatro oyunundan çıkma sahneler. ben bu rutine alıştım artık, hatta bir gün birinin yerinde olmayınca merak edip "acaba metrobüs mü kaçırdı yoksa başka bir hayata mı geçti" diye düşünüyorum.
  2. sabah 7.30 metrobüsüne binmek, tam bir stres testi. teknoloji meraklısı olarak herkesin elindeki telefona bakıyorum; kimisi oyun oynuyor, kimisi müzik dinliyor, kimisi uyukluyor. ben ise kulaklığımı takıp kendimi bir veri analistine çeviriyorum. 'bu durakta kaç kişi inecek, kaç binicek, kapılar açılır açılmaz nasıl bir akış başlayacak' hesapları yapıyorum. ama her seferinde plan tutmuyor, bir anda dalga dalga insan içeri giriyor, koridorda sıkışıp kalıyorsun. garip olan, kimsenin itiraz etmemesi, herkes birbirini kabul etmiş durumda. telefondaki pusula, navigasyon, arkada 'sıkıştım' diyen bir teyzenin sesi... bazen fazla detay oluyor ama idare ediyoruz. asıl mesele ayakta durmak ve ekranı düşürmemek, ona göre strateji kuracaksın.