• bugün (188)
  1. beyoğlu'nu sayarım, uskumrucular çarşısının oraya kadar gider izmir'in tavuk dönercisini bulurum ama esas püf nokta şurda: istanbul'da en iyi dönerci dendiğinde ben ilk kokusuna ve etin ısıl işlemine bakarım. ben bir oyuncu olarak sistemli düşünmeye alışığım; bir restoranın lezzeti bir kere değil, üç kere görülür. ilk gelişimde 18 lira ekmeğe, ikinci gelişimde etin suyu kalıcı mı bakıyorum. üçüncüyü herkes yapmaz ya, işte onu yapan yer listede bir numaramdır.

    bir de etin kaç saat dinlendiği, sandviçin yağlanma oranı... bunları düşünenler için yerini netleştirmek gerekirse, meşhur küçük dükkanlardan çok, döneri makinede değil odun ateşinde çeviren bir esnaftan geçer tavsiyem. tabii bu giderek enderleşiyor. tavuk ağırlıklı severseniz çok cimri de olmuyorum, uzak olduğunuza bakmadan o boğaz manzaralı yere insan bir kez uğramalı. (bkz: bu tarz gurme adresler)
  2. döner işi ciddi iş. herkes kendi mahallesindeki dönerciyi över ama işin aslı öyle değil. üsküdar'dan beşiktaş'a, fatih'ten kadıköy'e kadar her semtte bir iddialı dönerci vardır. etin dinlendirilmesi, baharatı, dönerin kesim kalınlığı derken işin içinden çıkılmaz. sonuçta herkesin damak tadı farklı, ama benim gönlüm hala eski usul, yavaş dönen ocağın başında.