• bugün (189)
  1. seriyi yeniden izlerken eski teknolojiler ve o güzelim film atmosferi beni hep içine çeker. büyü evreninin mantığı kusurlu bile olsa oturup hepsini art arda bitirmeden duramıyorum.
  2. akşamüstü bulaşık gereçlerini yerleştirirken çocuklar bir yandan harry potter serisini açmışlar. ister istemez ben de yarım kulak dinliyorum; her sahne bana marka tercihi gibi geliyor ama bilesiniz, hiçbir yeri hızlı tüketim gibi değil. çayı koyup koltuğa oturunca eski günlere döndüm; sanki ilk kez izliyoruz gibi bir çocuksu heyecan var içimde. benim için en iyi kısım; büyücü şatosu falan değil, o gizli geçitlerde mutfaktan çil çil tabak sesleri geliyor sanması. üstelik yemek sipariş larý falan burada bana kitap değil bir cam eşya gibi parçalı.

    marketten süt getirirken düşünmeden edemiyorum: biz o evde beyaz eşya değiştirirken de çok macera yaşadık, harry potter sahnelerini geride bırakmadık. ne bileyim bu seri, benim için sadece fantastik bir hikaye değil; mutfaktaki kalabalık günleri anımsatıyor. bizden sonrakiler dizer ekranda gözlüğün altından belli oluyor zaten; dayanır mı filmin eski kutusu, bana sorarsanız iyi korunur, asla bozulmaz.