-
almanya'daki taksiciler çok sakindir, iki laf edecek olsan küçük bi sohbet açarlar, o kadar. ama memlekette gettaksiye binince değişiyor her şey; şoför beş dakikada hayat hikayesini anlatıyor, memleketini soruyor, trafikten dem vuruyor. ben buralarda özlüyorum o sıcaklığı, ne diyeyim, mesafede belli oluyor bazı şeyler.
-
yurtdisinda yasiyorum, turkiyeye gelince gettaksiye binip soforun hayat hikayesini dinlemek bir spor gibi oldu. almanyada taksiye binsen adami tanimazsin, burada daha inerken akraba oluyorsun.
-
her şoförde bir başka hikaye var, benim asıl sevdiğim şehri böyle tanımak. trafikte birbirine küsen adamlar bile muhabbet edince bambaşka insan oluyor, bir nevi otobüs turundan daha keyifli.
-
geçen gün bir yere gidecektim, gettaksi çağırdım. şoför abi orta yaşlarda, biriyle telefonda kavga ederek bindirdi beni. ilk başta gerildim, sonra boş ver dedim, yol boyunca dinledim. abi bir yandan arabayı sürüyor, bir yandan müşteriye sitem ediyordu. meğer yolcu kapıda 5 dakika bekletmiş, o da bu duruma fena halde bozulmuş. kendi kendine söyleniyor, bana da hak verdiriyordu.
neyse, ben de sakinleştirmek için laf attım, 'yolcu bizim evdeki misafir gibidir, gelen gider ama ev sahibi hep aynı kalır' dedim. abi bir an bana baktı, sonra gülümsedi, direksiyonu düzeltti. meğer bu işin bir de psikolojik boyutu varmış. bir daha bindiğimde şoförlere hal hatır soracağım. bazen insanın sadece dinlenecek bir kulağa ihtiyacı oluyor.