insanlar çoğu zaman sevdiklerini aşağı çekip çirkinleştirmeye çalışırlar. aptallaştırmaya çalışılar. çekiciliklerini ve yüksek değerlerini kaybettirmeye çalışırlar. ve günün sonunda sevdiklerini karşılarında değersiz güçsüz çekici olmayan ve korkmuş utanç içinde ve ilgi dilenen bir halde görmeyi isterler. sonra da dışarıda başka insanların peşinde koşar, başkalarını etkilemeye çalışır, onları elde etmeye çalışır. onların yüce ve etkileyici seviyelerine çıkmaya çalışır. kendini paralar.
ama size asla artık yüce olma hakkı tanımaz. güzel olma hakkı tanınmaz. değerli ve bağımsız, ulaşılmaz olma hakkı tanınmaz. siz artık malesef onun ruh hapishanesinde çürümeye mahkum bir çocuk gibi kalakalacaksınız.
yeniden çekici olmaya çalışırsanız aşağılanırsınız alay edilir ve iğrenç ve kokoş olmakla suçlarsınız. artık size karşı ciddi bir aşağılama kozu vardır. yeniden bağımsız olmaya çalışırsanız sizi sadakatsizlikle suçlar, yeniden yüksek değere ulaşmaya çalışırsanız durduk yere sizi sürekli aşağılar ve sürekli szei korkunç değersizleştiri bir şekilde davranılır. tüm bunlar, bir daha sizin peşinizden koşmamak içindir. yani bir daha etkileyici olmamanız, bir daha ulaşılmaz olmamanız, bir daha onda çabalama etkisi yaratmamanız içindir. sizi değersiz ve sefil olmaya hapseder. ve sen hep değersiz ve sefildin zaten diyecektir. "ben sana acıdığım ve merhamet ettiğim için buradasın" oysa bu gerçek değildi, siz bir zamanlar güzel/yakışıklıydınız, değerli, ulaşılamaz, yüce ve bağımsızdınız. ve o sizi görünce bir şeyler yapmak, kendi değerini yükseltmek peşinizden koşmak emek vermek zorunda hissediyordu. ama bir kez ait olursanız, sizi çok hızlı bir şekilde sefilleştirip aciz acınası insan olma bataklığına hapsedeceklerdir.
bunu tanrı da malesef yapar. yani sizi bir kez kulu kölesi haline getirirse, artık hayatınız boyunca sizi sefil olarak görmek ister. acınası, çaresiz, kaybeden güçsüz bağımlı ve değersiz. aksine izin vermez. tüm yolları kapatır.
kısaca, insanlara bir kez ait olma ve bağımsızlığınızı bırakmak hatası yaparsanız, o insanlar size "böyle giyinme, böyle durma, böyle bakma, böyle davranma, böyle konuşma, böyle hareket etme" diyerek korkunç birine evriltecekler. böylece artık size sahip olmak onlar için çok kolay bir şeye dönüşecek. onlar da artık sosyal dünyada sahip olabielcekleri başka insanların peşlerinde koşmaya başlayacaklar, kazen biri o kişiye ait olma eğilimine girerse, o kişiyi de sizin gibi sefil ve berbat bir hapishaneye hapsedecekler.
insanlar, sevdiklerinin ruhlarını hapse zindan etmek isterler. ve tüm dış ve iç güzelliklerini ve bağımsızlıklarını ve değerlerini yok ederek kendilerine muhtaç ve köle haline getirmek isterler. sevilen kişinin bağımsız kalmasına, güzel olmaya devam etmesine, değerli ve ulaşılmaz görünmesine devam etmesine izin vermek aşırı zor bir şeydir. ve çok da yorucudur. sürekli onu elde etmek için ihtiras ve arzu, tutku zorlantı duymanıza ve daima bir kıskançlık içinde acı çekmenize sebep olur.
o yüzden tüm insan ilişkileri, hatta tanrı-insan ilişkileri dahil, yakınlaşma arttıkça bir tarafın diğerinin ruhunu söndürme ve zindana hapsetme eğilimi ile bitecektir.
biri sizi gördüğünde beğenip size yakın olmak istiyorsa, ki ilişkilerin temeli budur, şunu unutmamanız gerekir. o kişinin hissettiği bu "bir şeyler yapıp ona sahip olmayım" hissiyatı, çok daha sağlıklı değildir. sonunda böyle hissetmemek için sizi elde edebilirse ışığınızı söndürmek zorunda kalır. yani yapacağı şey şudur insanların %90'nının: sizi elde etmek ve onda bir çaba göstermeye sebep olan tüm güzelliğinizi değerinizi yok etmek. sonra da sizi sefil bir haldeyken salmak. yani sanmayın ki, sizi değerli ve yüce, güzel bulan biri, bunu korumanıza izin verecektir. hayır, neredeyse kimse kolay kolay buna izin vermez. çünkü daima bir sizin için çaba gösterme, daima bir kıskançlık ve sizi kaybetme korkusu yaşamak istemez.
tümünü göster