• bugün (189)
  1. uzaktan takip ettiğim türkiye gündeminde, böylesi düşüşleri patatesin bir günde üç lira zamlanmasına benzetiyorum: sen buradasın, markette aldığın ürünlerden elinden kayıp gidiyorlar; uzaktansa rakamlar bir ekranda ruhsuzca süzülüyor. bu pazarın çocuğu olmayan taraftarı aslında borsaların katı kuralları avrupa'da biraz daha "siyasi şartlara bağlı ve yükümlülükleri sıkı olan pozisyonunda modifiye edilmiş görünüyor; brüksel'de attığın her adımın nasıl tetik oluşturabildiğini hâlâ özenle araştıyorum bir nebze hüzün bir merak eşliğinde galiba
    ben gibi olmalı buradan bakınca: Üstelik dedelerimizin memleketinde seyretmek de filmin bir başka deforme tarafı sanki yalnız sosyal medya eşliğinde yüksek tansiyon; markette mi gerçekta hangisi daha aldatan bilinmez. gurbetteki bakışla insan ister istemez açıyor lambayı, ucuz gemi sularını ekleyip, hepsi kapatılacakça gülerim gecenin bir yarısı ekranda yansıyan dip sinyallerine diye vicdanen o kadar hissetmem ama hissemdeki türk kahvesi gurrumluluk ve gurbet acısı karının sanki komşudan duyan sinir de olmam işte.

    sonuçta insanın yurdundan öğrendiği tek şey para parayı çekerken ağustos karanfilinin pespaye hattan gelip geçtiği.. fley dimsi.
    (bkz: hemşehrimiz uzaktakiler neler yaşıyorla)
   tümünü göster