-
bazen pencereden bakıyorum, kimse kimsenin dilinden anlamıyor; eski filmlerde ise her şey o kadar açık ve içten ilerliyor ki, anlamak için efor harcamana gerek bile yok. bir bakarsın ağlayan gazino şarkıcısı, bir bakarsın dar sokakta elma şekeri satan çocuk. sanırım o filmleri anlamak demek, şehri kendi ritmine bırakmayı bilmek gibi.
biraz hüzünlü bir hava olsa da sonunda hep mesaj veriyorlar. para her şey değil, kanaat 'küçük saadetler biriktir' diyor adeta. şey gibi işte, unutulmuş bir kartvizitte samimi bir el yazısı bulmak. ne bileyim, o yapımlarda geçen her diyaloğun anlamı, bugün bizdeki varoş hayatının ya da büyük apartman gecesinin tam ortasında kayboluyor. (bkz: fatih harbiye nasıl şehir)
- bugün (162)
- / 6
- trend yol express kargo mağdurları
- sunexpress bagaj hakkı 2
- izmir e taşınmak
- uzaylılar var mı
- bankalar birliği anlaşmasından çıkış 2
- teknosa taksit seçenekleri
- en iyi türk dizileri 4
- şener şen ile büyümek
- carrefour indirimleri gerçekten güvenilir mi
- terapi deneyimleri
- sgk emeklilik işlemleri
- e devlet randevu sistemi nasıl çalışır
- anksiyete hayatı kemiriyor
- uzaktan kumandalı kargo takip keyfi
- evlilik mi bekarlık mı 2
- altın fiyatları
- istanbulkart dolumda yaşanan aksaklıklar
- vergi dairesi online ödeme nasıl yapılır
- spor salonu üyeliği aldım pişmanım
- aşk acısı nasıl geçer
- pegasus düşük maliyet havayolu
- uber türkiye fiyatları
- ziraat bankası kredi kartı puanları 2
- en iyi türk rapçiler listesi devam
- en iyi türk rapçiler listesi
- mng kargo takip ekranı neden çalışmıyor
- askerlikten akılda kalanlar
- köpek eğitimi 4
- deprem korkusu 2
- trendyol alışveriş deneyimi 2
- / 6