-
görünüşte "aa ne tatlı, fiyatı da uygun" diyerek kanıma giren ama giydiğim ilk yarım saatte beni hayattan soğutan ortopedik görünümlü işkence aleti. ofiste masanın altında gizlice çıkartıp rahatlamaya çalışırken yakalandım resmen. hayır anlamıyorum tabanına ne koyuyorsunuz arkadaş, beton mu döküyorsunuz napıyorsunuz? eve gelip ayakkabıları fırlattığımda serçe parmağın yok oluşu gerçeğiyle yüzleştim, resmen zonkluyor.
ucuz etin yahnisi bile bundan daha konforludur eminim. hani böyle yürürken sanki her adımda yerdeki tüm pürüzleri beynimde hissediyorum. bir daha mağazasının önünden geçerken iki kere düşüneceğim, o vitrindeki ışıklar beni kandıramaz artık.
- bugün (189)
- / 7
- dominos
- defacto iade rezalet mi efsane mi
- koçtaşta her şey var ama o da yok
- uykusuzluk ve tilki buzluk
- yalnız başına kahvaltı hüznü
- bim aktüel eskiden böyle miydi
- psikolog mu psikiyatrist mi
- yurtdışına yerleşme rehberi
- 5g tehlikeli mi sorusuna cevabım
- bir deliye kitap sormak
- takside plaka krizi
- sabahın köründe metrobüs
- lc waikiki kalite çöplüğü
- mahalle kahvaltıcılarının sırrı 3
- eski filmler yeni efektle yutmuş
- uzaktan çalışma tecrübesiyle gelen
- işsizlik ve beklenti dengesi
- arçelik çamaşır makinesi izmir deneyimi
- bursa toplu taşımada ayar
- sipariş beklerken emekli oluruz
- yks tercihlerinde avrupa 2
- hayatın anlamı e devlet
- dolar yağmuru
- koçtaşta gadget avı
- vergi dairesi online ödeme hızı
- sigarayı bırakmak pencereden bakmak 3
- trendyolda 30 gün beklemece
- spor salonu aidiyet oyunu
- mavi kot pantolon ömrü
- hepsiburada kargo kronikleşti
- / 7